Screenshot

Hayvanlar Konuşabiliyor

Bir anda her şey sustu. Sanki dünyadaki bütün insanlar aynı anda konuşmayı bırakmış gibiydi. Annem bana bir şeyler söylüyordu ama dudakları hareket etse de hiçbir ses duyamıyordum. Panikle etrafa bakındım. Televizyon açıktı, ama oradan da ses gelmiyordu. Kalbim hızla çarpmaya başladı. Tam o sırada penceremin önündeki serçenin cıvıltısını duydum.

Ama bu sıradan bir cıvıltı değildi.

“Ne oldu sana?” dedi serçe.

Donakaldım. Bir kuş… benimle konuşuyordu. Daha doğrusu, onu anlayabiliyordum. Hemen dışarı koştum. Sokaktaki kedinin yanına gittim.

“Sen de konuşabiliyor musun?” diye düşündüm.

Kedi bana bakıp esnedi. “Zaten hep konuşuyorduk, sen şimdi anlamaya başladın.” dedi.

İşte o an hayatım tamamen değişti.

İnsanların sesini duyamamak başta çok zor oldu. Okulda öğretmenimi anlamıyor, arkadaşlarımla konuşamıyordum. Ama zamanla farklı bir dünyanın kapıları açıldı. Sokaktaki köpekler bana dertlerini anlatıyordu. Aç kalan kedilere yardım ediyordum. Ağaçlardaki kuşlar, yaklaşan yağmuru önceden haber veriyordu.

Bir gün, mahalledeki yaşlı bir köpek bana önemli bir şey söyledi: “Arka sokakta küçük bir yavru mahsur kaldı.” Hemen oraya koştum ve gerçekten de bir yavru köpeğin çukura düştüğünü gördüm. Onu kurtardım. O an anladım ki bu yetenek bir eksiklik değil, bir görevdi.

Artık insanların sesini duyamıyordum ama doğanın sesini duyuyordum. Ve bu sesler bana, dünyayı daha iyi bir yer yapma şansı veriyordu.

(Visited 6 times, 1 visits today)