Bir sabah uyandığımda her şeyin değiştiğini fark ettim. Yatağımdan doğrulup aynaya baktığımda ise, başımın üstünde küçük ve kısa bir cümle gördüm:”Bugün okula gitmek istemiyorum.” Bu duruma şaşırdım çünkü gerçekten de okula gitmeyi istemiyordum. Bu duruma henüz daha anlam verememişten kendimi dışarı attım. İşte asıl şaşkınlığı o an yaşadım. Sadece benim değil, herkesin üstünde benimkine benzer cümleler vardı ve çok hızlı bir şekilde değişiyorlardı. Kafam allak bullak olmuştu.
Okula gittiğimde ise ortamın çok daha farklı olduğunu hissettim. Nereye gidersem gideyim, insanların üzerlerinde cümleler görüyordum. Daha sonrasında bunların onların düşünceleri olduğunu fark ettim. Kimsinin üzerinde: “Eve gitmek istiyorum.” yazıyordu, kimisinde de: ” Kimse beni sevmiyor” yazıyordu. O an gerçekten herkesin farklı şeyler düşündüğünü ve herkesin farklı dertleri olabileceğini hatırladım. Kimsenin onu sevmediğini düşünen kıza doğru yöneldim, onun aslında ne kadar sevecen, iyi kalpli ve yardımsever biri olduğundan bahsedip ona moral vermeye çalıştım. Bu sayede insanların daha iyi hissetmesini sağlayabileceğim hissi beni mutlu etti.
Teneffüs bittiğinde herkes sınıflarına dağıldı ve dersler başladı. Bizim dersimiz Kimyaydı. Ders sırasında dikkatim insanların düşüncelerine daldı. Birisi: “Bu dersi de hocayı da hiç sevmiyorum.” diye düşününce o an hocanın yüz ifadesi değişti ve hoca ağlamaklı bir hale geldi fakat sesini çıkarmadı. Daha sonra ise hocanın cümlesi: “Çocuklar keşke biraz daha anlayışlı davransalar, aslında ben onları çok seviyor ve onlara çok değer veriyorum.” olarak belirdi. Herkes iç geçirdi ve üzüldü. O an fark ettim ki, her zaman insanların düşüncelerini bilmek çok da iyi olmayabilirmiş.
Gün geçtikçe herkes düşüncelerine dikkat etmeye çalışıyordu. Fakat insanın sadece davranışlarını değil, düşüncelerini kontrol etmesi oldukça güçtü. Herhangi bir yerde bile birbirinden farklı düşüncelere sahip insanları göremeye başlamıştım. Kimisinin durumuna ve hissettiklerine üzülüyor, kimisi için mutlu oluyor, kimisini de kınıyordum. Herkesi olduğu gibi kabul etmek zordu fakat elimden geleni yapıyordum.
Dünyada olduğumuz ve bu durumun sürdüğü her gün, insanları daha da zorluyordu. Bazı kişilerin durumunu anlayabilmek ve hislerine ortak olabilmek iyi geliyordu. Bazen sadece onlarla konuşmak bile bir fark yaratıyordu.Çeşitli insanlarla anlaşabilirken kimi zamanda düşüncelerini bildiğim için kişiliklerini anlayabildiğim kişilerlerle anlaşamıyordum, artık kimsenin gizlisi saklısı kalmamıştı.
Bir akşam yatmadan önce başımın üstündeki cümleye baktım.”Bugün çok şey öğrendim” yazıyordu. Gerçekten de öyleydi. Artık herkesin gizlisinin olmaması ve düşüncelerini bilmek zaman zaman insanı yorabiliyordu ve gerçekler can yakıyordu.Bu durum her ne kadar da daha adaletli ve dürüst bir dünya olsa da bazen düşüncelerimizi bize kalması daha iyi gibi geliyor.