Ayna ve Biz

Bazen aynaya bakmak sandığımızdan daha zor olur. Çünkü ayna sadece yüzümüzü değil, içimizde sakladığımız duyguları da hatırlatır. Gözlerimizin altındaki yorgunluğu, kaşlarımızın arasına yerleşmiş kaygıları ya da bazen saklamaya çalıştığımız kırgınlıkları görürüz.

Çoğu zaman aynaya eleştirmek için bakarız. Saçımızı, yüzümüzü, kusurlarımızı ararız. Oysa aynalar yargılamak için değildir, sadece gerçeği gösterirler. Asıl zor olan ise gördüğümüz o gerçeği kabul edebilmektir.

Kendimizi kabullenmek, kusursuz olduğumuzu düşünmek değildir. Tam tersine, eksiklerimizi görüp onlarla barışabilmektir. Çünkü insan olmak biraz da hatalarla ve öğrenmelerle dolu bir yolculuktur. Her çizgi, her iz aslında yaşanmışlığın küçük bir hatırasıdır.

Belki de aynaya bakarken kendimize şu soruyu sormalıyız: “Bugün kendime biraz daha anlayışlı olabilir miyim?” Çünkü bazen insanın en çok ihtiyacı olan şey, başkalarının değil, kendi şefkatidir.

Bir gün aynaya baktığınızda sadece görünüşünüzü değil, mücadelelerinizi, sabrınızı ve bugüne kadar ayakta kalmış olmanızı da görmeye başlayabilirsiniz. İşte o zaman ayna bir eleştirmen olmaktan çıkar, sessiz bir tanığa dönüşür.

Ve o tanık bize şunu fısıldar:
Olduğun kişi, sandığından daha değerlidir.

(Visited 9.223.372.036.854.775.808 times, 1 visits today)