Şu anda buraya nasıl geldiğime dair hiçbir fikrim yok. Aslında sıradan biriyim; okula gider, derslerime çalışırım ve sporla hiç ama hiç alakam yoktur ama bir şekilde kendimi bu basketbol sahasında buldum. Nasıl mı? Her şey beden eğitimi dersinde başladı.
O derste öğretmenimiz, okulda bir kız basketbol takımı kurulacağını söyledi ve katılmak isteyen olup olmadığını sordu. O sırada ben ve en yakın arkadaşım Buğlem kendi aramızda şakalaşıyorduk. Buğlem sporu, özellikle de basketbolu çok sevdiği için bunu duyar duymaz katılmak için el kaldırdı. Ben ise ne söylendiğini tam duyamamış olmama rağmen Buğlem el kaldırdığı için ben de el kaldırdım. Ne olduğunu öğrendiğimdeyse iş işten geçmişti.
Bunu öğrendikten sonra Buğlem bana her gün antrenman yaptırmaya ve basketbolu öğretmeye başladı. İlk maçımıza kadar her gün çalıştık ve şimdi buradayız. Maç başlamak üzereydi. Buğlem çok iyi oynadığı için ilk beşteydi.
Sonunda maç başladı. Buğlem gerçekten çok iyi oynuyordu. O kadar iyi oynuyordu ki kendimden şüphe etmeye başlamıştım. Bir anda koç bana “Hazırlan. Şimdi Buğlem’le yer değiştireceksin.” dedi. Yüreğim ağzıma geldi. Buğlem yanıma geldi ve “Hadi, şimdi sıra sende.” dedi.
Sahaya girdim ve Buğlem’in bana öğrettiği her şeyi uygulamaya başladım. Aslında o kadar da kötü değildim. Maçın sonunda Buğlem’in attığı bir basketle maçı kazandık. Çok mutlu olmuştum. Buğlem yanıma geldi ve “Bugün kendinle gurur duymalısın.” dedi.Ben de ona dönüp “Bugün kendimle gurur duyuyorum.” dedim.