Merhaba, benim adım Kumsal. Çocukluğum boyunca çoğu insanın ya küçümsediği ya da yadırgadığı bir hayalim vardı: oyuncu olmak. Derslerimi seviyor ve çalışıyordum ama hiçbir zaman mühendislik ya da avukatlık gibi tekdüze işler ilgimi çekmedi. Okul olmayan günlerde saatlerce dans eder, tiyatro izler ya da yapardım. Bu hayalimi başkalarıyla paylaşınca genellikle herkesin yüzünde bir hayal kırıklığı ve garipseme ifadesi belirirdi, tek kişi dışında: annem. Annem beni her zaman destekledi, hatta bazen enden daha hevesliydi.
İnsanların ön yargısı dışında başka bir engel de derslerimdi. Derslerde de iyi bir potansiyele sahip olduğumu düşündüğümden kendime yüksek hedefler koymuştum ama bu hedefleri başarmak için neredeyse tüm vaktimi ve enerjimi ders çalışmaya vermem gerekiyordu. Bu sebeple kendimi tiyatro alanında geliştirmekte zorlanıyordum.
Şimdi güçlükleri bırakıp benim sanatsal yolculuğumun kısa özetine geçelim. Ortaokul ve lisede birkaç tiyatro kuruna giderek oyunculuk eğitimime başladım. Bu süreçte birçok kez başrol oldum, oyuncularla tanıştım ve teknikler öğrendim. Ama bu yeterli değildi çünkü benim hayalim İngiltere’nin en zor kabul alan konservatuar akademisinde okumaktı. Bu yüzden boş zamanlarda Shakespeare’in eserlerini okudum ve İngilizce çalıştım. 12. Sınıfın yaz tatilinde İngiltere’ye gidip seçmelere katıldım. Birkaç gün sonra haber geldi, kabul almıştı-ki bu çoğu kişini yapamadığı bir şeydir-. Mutluluktan saatlerce ağladıktan sonra yeni hayatım için hazırlanmaya başladım. Dört keyifli yıl sonra artık gerçekten yetenekli bir oyuncuydum. Hemen projelere katılmaya başladım.
Bugün ise bir Oscar adayı olarak ödül törenine gidiyorum. Ödülü alsam da almasam da yaptıklarım ve başardıklarımla kendimle gurur duyuyorum.
