Hızla değişen dünyada gençler, birçok karmaşık sorunla aynı anda mücadele etmek zorunda kalmaktadır. Teknolojinin hızla ilerlemesi bilgiye erişimi kolaylaştırırken, dikkat dağınıklığı, bağımlılık, göz problemleri, yalnızlık ve işsizlik gibi yeni sorunları da beraberinde getirmektedir.
Sosyal medya, gençlerin kendilerini sürekli başkalarıyla kıyaslamasına yol açarak özgüven problemlerini artırmaktadır. Eğitim ve kariyer beklentilerinin belirsizliği, gelecek kaygısını derinleştirirken ekonomik zorluklar umutlarını zayıflatmaktadır. Ayrıca aile ve toplum baskısı, gençlerin kendi kimliklerini özgürce keşfetmelerini zorlaştırmaktadır. Büyük ölçekli sorunlar; iklim krizi, savaşlar ve küresel adaletsizlikler ise gençlerde çaresizlik hissi yaratmaktadır.
Tüm bu zorluklara rağmen gençler, değişime uyum sağlama yetenekleri, yaratıcılıkları ve dayanışma güçleri sayesinde çözümün önemli bir parçası olmaya devam etmektedir. Doğru destek ve anlayış sağlandığında, gençler geleceği şekillendirebilecek en güçlü aktörlerdir.
Bu nedenle eğitim politikaları, ruh sağlığı hizmetleri ve gençlerin karar süreçlerine katılımı güçlendirilmelidir. Gençlerin her alanda sorumluluk bilinciyle hareket etmeleri desteklenmeli ve uzun vadeli çözümler üretilmelidir. Unutulmamalıdır ki birliktelik ile çözülmeyecek bir problem yoktur.
