Değişen Meslekler

Serin bir akşamdı, o geceyi ailecek film gecesi olarak ilan etmiştik. Annem patlamış mısır hazırlamıştı bize. O yapınca ayrı bir güzel oluyordu, en azından ben öyle hissediyordum. O nefis patlamış mısır eşliğinde üç saatlik filme başladık, saat on ikiyi geçtiği takdirde yatağa gidecektik ve film bitmemiş olursa sonra devam edecektik. En azından plan böyleydi, zaten bosuna dememişler “Evdeki hesap çarşıya uymaz.” diye.

Saat on ikiyi çoktan geçmişti, biz ise filmi izlemeye dalmıştık. Saatin geç olduğunu babam fark etti, kumandayı aldı, televizyonu kapattı ve kalın sesiyle “Hadi çocuklar geç olmuş siz yatağa gidin.” dedi. Bir dediğini iki ettirmeden yatağa gittik kardeşimle ve biraz sonra uykuya daldık. Babamın sesinin nasıl bu kadar kalın olduğunu düşündüm, aklıma ilk gelen şey işini yaparken sesini çok kullanmadığı oldu, belki bu yüzdendi diye düşündüm. Babam yazılım mühendisiydi, dolayısıyla bağırmaya ihtiyaç duymuyordu. Annemin de sesini çok kullanmadığı aklıma geldi sonra, o makine mühendisiydi, uçak yapıyordu. Fakat sesini işte kullanmasa bile komşular ve akrabalarla yaptığı, saatler süren dedikodular sesini inceltmiş olabilirdi. Bunlar gibi bir sürü düşünce arasında uykuya daldım. Sabah olacakları bilmeden.

Uyandığımda annem yanı başımda “Hadi artık uyan, okula geç kalacaksın.” diyordu. Bunu çok normal karşılayabilirsiniz fakat benim annem ben uyanmadan evden çıkıp işe giderdi. “Bugün izinli misin?” diye sorduğumda şaşkın bir ifadeyle suratıma baktı ve “Ne izni oğlum, ben çalışmıyorum ki, ev hanımıyım ben.” dedi. O an sona kaldım, nasıl olmuştu da annem mesleğini bir gecede değiştirmişti, acaba istifa mı etmişti? Bunlar gibi düşünceler kafamı kurcalarken mutfağa gittim, kahvaltı sofrasına oturdum. Babam önümde durmuş, gazete okuyordu. Bu sefer garip olan şey babamın evde olması değil, üstündeki garip kıyafetti. “Baba, neden bu garip kıyafeti giydin?” diye sordum. Sarı rengin üzerine fosforlu çizgiler işlenmişti giyside. Babam da aynı annem gibi suratıma baktı ve “Oğlum ben inşaatta çalışıyorum, bu da bizim işte giydiğimiz giysimiz.” diye cevap verdi. Çok şaşırmıştım, sadece annem değil, babam da iş değiştirmişti. Evet, annem istifa edip ev hanımı olabilirdi de, babam yazılım mühendisliğinden inşaat işçiliğine geçemezdi tek gecede. Kafamın içindeki tonlarca soru işaretiyle kahvaltımı bitirdim, dışarı çıkıp okul servisini beklemeye başladım, bu sefer de bizim normal şoför Hasan abi yerinde sitenin kapıcısı Hüseyin abi oturuyordu. Selam verdim, yerime geçtim, ‘Aklımı mı kaçırıyorum acaba?” diye düşündüm fakat sadece insanların meslekleri farklıydı, kalan her şey aynıydı. Okula geldiğimizde de durum farklı değildi, okulun güler yüzlü güvenliği matematik hocası, matematik hocası güvenlik olmuştu. Fen hocası okul müdürü, okul müdürü ise tamamen başka biriydi. Günün geri kalanı ne olduğunu anlayamadan geçti, akşam oldu. Ev hanımı annem, kardeşim ve inşaat işçisi babamla akşam yemeğimizi yedik, sonra başka bir şey yapmadan yatağa gittik. Bugün olanlar hala kafamı kurcalıyordu, kardeşimin olan biteni fark ettiğinden bile emin değildim. Bunları düşünürken uykuya dalmışım.

Ertesi sabah annemin sesi yerine kulak tırmalayan alarm sesiyle uyandım. Okul formamı giydim ve mutfağa gittim. Orada babamı dünkü iş kıyafetiyle değil, pijamalarıyla bulunca mutluluktan havaya uçtum. Dün kötü bir rüya mıydı yoksa gerçekten herkes bir günlüğüne mesleğini mi değiştirmişti emin değildim. Fakat ilk seçenek daha mantıklı gibi.

(Visited 6 times, 1 visits today)