Duygular ve İnsanlar

Duygular ve İnsanlar

Bu sabah uyandım, yatağımda zıpladım ve okulun ilk günü için hemen hazırlandım. Annemin yanına kahvaltımı almak ve anneme “Görüşürüz.” demek için gittim. Tam o sırada annem sarı sarı parlıyordu.

— Anne, neden sarısın? diye şaşkınlıkla sordum.

— Ne dediğini anlamadım, gayet normalim, diye karşılık verdi. İçimden sorunun bende olduğunu düşünüyordum. Ama hayır, herkesi renkli görüyordum! Örneğin en yakın arkadaşım masmaviydi. Ona ne olduğunu sorduğumda bana annemin verdiği cevabın aynısını, daha hüzünlü bir şekilde söyledi. Artık akıl sağlığımı sorgulamaya başlıyordum. Tam o sırada koridordan benden iki yaş küçük bir kız bana:

— Sen de mi herkesi renkli görüyorsun? diye sordu mor bir yüzle. Ben daha cevap veremeden atıldı:

— Cevabının “Evet.” olduğunu ben de biliyorum, sen de. Her neyse, söylentiye göre tüm dünyadan sadece beş kişi seçiyorlar ve bu kişiler herkesin duygularını, yüzlerinde beliren renkten anlayabiliyorlar. Mor şaşkınlık veya korkuyu, sarı mutluluğu, mavi hüznü, kırmızı kızgınlığı, yeşil tiksinmeyi, pembe utanmayı temsil ediyor,dedi.  İçimden bu 8 yaşındaki kızın nasıl benden çok şey bildiğini anlayamamış, kafam karışmıştı.

— Ayrıca seçilen kişiler ülkelerini bir toplantıda temsil edecekler, diye devam etti ve beni kolumdan çekiştirip bir yere götürdü. Burada bir toplantı yaptık ve çok güzeldi. Ülkemi temsil etmek çok güzel bir histi ama daha iyisi artık her zaman herkesin duygularını görebilmekti!

(Visited 1 times, 1 visits today)