Sabah gözlerimi açtığımda kendimi Selanik’te buluyorum. Adı Mustafa olan, ileride Atatürk olacak çocukla aynı yaştayım. O gün, Mustafa ile geçirdiğim en unutulmaz günlerden biriydi.
Sabah erkenden annesi Zübeyde Hanım bizi kahvaltıya çağırdı. Birlikte kahvaltı edip okula gittik. Mustafa herkesin dikkatini çeken çok zeki bir çocuktu. Öğretmen sorular sorduğunda hemen parmak kaldırıyordu. Teneffüslerde hep bahçede kovalamaca ve saklambaç oynadık. Sanırım ondan öğreneceğim çok şey vardı. Eve döndüğümüzde ödevlerimizi yapıp bahçede oyun oynamak için dışarıya çıktık. Onunla birlikte misket oynadık, ip atladık ve meyve topladık. Çok eğlenceli, cesur biriydi. Akşam oldu yarın tekrar oynayalım deyip evlerimize dağıldık.
