Elfida altıncı sınıfa gidiyordu ve okulun bilgisayar laboratuvarı onun için adeta bir keşif alanıydı. Bilgisayarların ışıkları ve klavyelerin sesi ona heyecan verirdi. Bir gün maker öğretmeni tahtaya şu sözü yazdı: “Geleceği tahmin etmenin en iyi yolu, onu yaratmaktır.” Elfida bu cümleden çok etkilendi. Defterine özenle yazdı ve anlamını uzun süre düşündü. Gelecek gerçekten insanların ellerinde olabilir miydi?
Elfida’ya göre gelecek kendiliğinden oluşmazdı. Çalışmak, üretmek ve cesur olmak gerekirdi. Mahallesindeki yaşlı komşusunun hastane randevusu almakta zorlandığını görünce buna bir çözüm bulmak istedi. Günlerce araştırma yaptı, temel kodlama öğrendi ve küçük bir uygulama tasarladı. Bazen program hata verdi, bazen kendini umutsuz hissetti ama vazgeçmedi. Ailesi de onun azmini görünce ona destek oldu ve ona yeni bir defter hediye etti.
Sonunda komşusu uygulamayı kolayca kullanabildi. Onun yüzündeki mutluluk Elfida’ya büyük bir gurur verdi. O an şunu anladı: Gelecek beklenmez, emekle inşa edilir. Gençler isterse teknolojiyle hayatları değiştirebilir. Çünkü gelecek; hayal kuran, çalışan ve vazgeçmeyen insanların eseridir. O günden sonra Elfida hayallerini ertelememeye karar verdi.
