Merhaba, ben Nil. Bugün kardeşim İdil ile bir doğa yürüyüşü yapmaya karar verdik. Doğa yürüyüşüne çıkmadan önce kardeşim, içinde suluk ve piknik örtüsü olan mavi benekli kırmızı çantasını; ben ise içinde piknik yaparız diye birkaç yiyecek ve suluk olan yeşil, fosforlu çantamı yanıma aldım. İkimiz beraber yürümeye başladık.
Yürürken önümüze üzgün bir kaplumbağa çıktı. Kaplumbağaya neden üzgünsün diye sorduk. Kaplumbağa ise, “Çevremi hep pisletiyorlar, ben de nerede kalacağımı bilmiyorum.” dedi. Biz ise kaplumbağaya insanların nereyi pislettiğini sorduk. Kaplumbağa “Sahil.” der demez ben kaplumbağayı kucağıma aldım ve hızlıca sahile geldik.
Sahile baktığımızda çok şaşırdık çünkü çöpten kum gözükmüyordu ve ayağımızı yere bile basamıyorduk. Ayağımızı nereye atsak orası çöptü. Benim aklıma bir fikir geldi ve hemen kardeşim İdil’e söyledim. Kardeşim İdil de benimle aynı fikirdeydi ve bu fikir etrafı temizlemekti. Kardeşim hemen bir çöp poşeti aldı ve yanıma koştu. Hemen zaman kaybetmeden burayı temizledik. O gün kendimle gurur duydum.
