Hayvanlarla Konuşmak

Her şeyin sıradan olduğu bir haftaydı. Pazartesi’den Cuma’ya kadar her gün okula ve kursa gitmiştim. Çok yorgundum.

Cumartesi sabahı neşeyle uyandım. Çünkü okul yoktu. Annem içeride kahvaltı hazırlıyordu. Bir yandan da bana sesleniyormuş ama ben hiçbir şey duymadım. Yüzümü yıkamaya gittiğim anda annem yanıma geldi ve sesini asla duymasam da bana kızıyordu. Bakakaldım. Sonra “Niye şaşırdın ki? 10 dk.dır sana sesleniyorum, duymadın galiba?” diye beni uyardı evimizin kedisi Yulaf. Bu sefer de Yulaf’a bakakaldım. Yulaf “Yoksa söylediklerimi duydun mu?” diye bana sordu. Kafamı salladım. Sanırım rüyaydı bu. Banyoya doğru yürüdüm. Bu sefer ablam ağzını oynatıyordu, onu da duyamıyordum. Ne yapacaktım şimdi?

Yulaf ve evdeki diğer kedimiz Mario ile bir plan yapmaya karar verdik. Evdekilerin söylediklerini bana anlatacaklardı. Ben de böylece yaşadığım durumu onlara yazarak anlatmaya karar verdim.

Peki ya okulda ne olacaktı? Durumu annemlere anlatınca önce beni doktora götürdüler. Kulaklarımda bir sorun yoktu. Doktorun odasında bulunan akvaryumdaki balıklar bana odada konuşulan her şeyi anlatıyordu. Bu durum hoşuma gitmeye başlamıştı. Doktordan çıktık. Arabaya binerken ağaçtaki kuşlar bana “Merhaba” dediler. “Sana okulunda yardım ederiz, sen de bize yardım et, olur mu? Hava çok soğuk, yiyecek bulamıyoruz.” Ben heyecanla “Evet, olur.” deyip annemlere okula gitmek istediğimi yazdım. Okula gittiğimde Best ve Tepe beni karşıladı. Onların tatlı ve neşeli seslerini duymak çok güzeldi. Hayatım artık kimsenin duyamadığı, sadece benim duyabildiğim farklı ve inanılmaz bir hayat olmuştu.

(Visited 7 times, 1 visits today)