İyilik ve Kötülük

Sabah uyanmamla birlikte yürüyüş yapmak için dışarı çıktım fakat birden kafama bir kelime düştü. Önüme baktığımda karşılaştığım manzara beni şok etmişti. Yağmur yerine kelimeler yağıyordu. Kafama düşen kelime “güzel”di. Bunu en alt katta oturan Yasemin teyze söylemişti. Birden kafamın üstünde bir can göstergesi belirdi, hani bilirsiniz ya, oyunlardaki gibi.

Yürüyüş parkı evime uzak olduğu için otobüs kullandım fakat içeride kafama birden fazla kötü kelime düştü. Can göstergem şu hâlden: —————, şu hâle: ——— düştü. Her canım düştüğünde benim de modum düşüyordu. Yürüyüş parkına geldiğimde kafama neşe ve huzur dolu kelimeler düşmeye başladı, canım tekrar artmıştı. Güzelce yürüyüş yaptım ve eve gitmeye karar verdim ama bu sefer otobüse binmedim, eve yürüyerek dönecektim.

Havadan bir sürü kelime yağıyordu. Kötülerden kaçmaya çalışıyordum fakat neredeyse imkânsızdı. Sanki bir video oyununa ışınlanmıştım. Kötü kelimeler benim için bir engelken iyi kelimeler yeni bir candı. Hayat, zor da olsa iyiydi. Ertesi gün dersimi almıştım. Otobüse binmeyecektim çünkü orada kötü kelimelerden kaçacak bir yer yoktu, alan dardı. O yüzden yürüdüm, kötü kelimelerden kaçınıp canımı sabit tuttum.

O karanlık sokağa girene kadar kafama ne kadar kötü kelime varsa düşmeye başlamıştı. Tek bir canım kalmıştı. Kenarda bir şemsiye bulup onu açtım, bu beni koruyordu. O sokaktan çıktığımda rahatlamıştım. Aniden kafama bir kelime düştü ve canımı tek seferde en yüksek hâline getirdi.

Bu kelimeyi görememiştim ama orada iyiliğin kötülükten daha güçlü olduğunu anlamıştım.

(Visited 6 times, 1 visits today)