Kabus

  Otobüsten indiğimde hava beklediğimden daha karanlıktı. Sokak lambasının altında durup etrafa bakarken içimde açıklayamadığım bir huzursuzluk belirdi. Bir anda sağ tarafımdaki kanalizasyon kanalından su taşmaya başladı. Hemen etraftaki hem yetkililere hem de insanlara haber vermeye başladım. İnsanlar evlerine doğru koşuşturuyordu.

   Belediye ekipleri insanları sakinleştirmeye çalışırken bir yandan da etrafa daha güçlü ışık veren lambalar yerleştiriyor ve mahalleye çıkan yolları kapatıyordu ancak belediyenin tüm çabalarına rağmen sular bir anda çoğaldı ve taşkın durdurulamadı. Ne yazık ki çok geçti, mahallenin alt katlarında yaşayanların evlerinin çoğu zarar görmüştü. Neyse ki ben ve ailem üst katlarda oturuyorduk.

 Birçok otobüs durağı yerinden sökülmüş, trafik lambaları devrilmiş, bazıları ise evlerin kapılarına ve camlarına dayanmıştı. Tam bu manzaraya bakarken gözlerimi açtım ve yaşananların hepsinin bir rüya olduğunu anladım. O an o kadar korkmuştum ki sanki gözlerimi ahirette açmışım gibi hissetmiştim. Neyse ki her şey sadece bir rüyaymış.

  Hemen kalkıp anne ve babamın yanına koştum ve gördüğüm rüyayı onlara anlattım. Annem bir anda bana sarıldı ve sakin olmamı söyledi. O an hissettiğim rahatlamayı kelimelerle anlatmam mümkün değildi.

 

(Visited 3 times, 1 visits today)