Kalpte Saklı Anılar

Eğer insanların anıları taşınabilir nesnelere dönüşebilseydi, ben bir bileklik olurdum. İnce, renkli iplerden yapılmış; belki biraz eskimiş ama değeri hiçbir zaman azalmayan bir bileklik… Çünkü ben, sahibimin en mutlu günlerinden birinin hatırasıyım.

Beni, yazın sıcak bir gününde, sahil kenarındaki küçük bir dükkândan aldı. O gün kahkahalar hiç eksik olmadı. Güneş batarken gökyüzü turuncuya dönmüş, deniz sessizleşmişti. Ben onun bileğine takıldığımda sadece bir aksesuar değildim; o anın bir parçasıydım. Her gülüşte, her fotoğrafta, her “İyi ki buradayız.” cümlesinde ben de vardım.

Zaman geçti, günler değişti. Bazen unutuldum bir çekmecede, bazen tekrar bileğine takıldım. Ama ne olursa olsun, ben o günü sakladım. Sahibi ne zaman baksa, içini huzur kapladı. Çünkü ben, kaybolmak istenmeyen bir mutluluğun somut hâliyim.

Anılar bazen silikleşebilir ama ben buradayım. Sessizce durup her şeyi hatırlamak için… Çünkü bazı anılar, asla kaybolmamalı.

Bazen insanlar eşyaların sadece eşya olduğunu düşünür. Oysa ben, sahibimin kalbinde saklı kalan duyguların küçük bir taşıyıcısıyım. Ne zaman zor bir gün geçirse, beni eline alır ve derin bir nefes alır. İşte o an, geçmişin güzel anıları bugüne dokunur.

Benim görevim tam da budur: unutulmaması gereken bir mutluluğu her zaman canlı tutmak ve sahibine güzel günlerin her zaman geri dönebileceğini hatırlatmak.

(Visited 4 times, 1 visits today)