Kelime Sağanağı

Yatağımdan kalktığımda hava kapalıydı. Hava durumuna baktığımda yağmur yağacağını gördüm. Üzerimi giyindim, şemsiyemi aldım ve dışarı çıktım. Ancak yağmur yerine gökyüzünden kelimeler yağıyordu.

İlk olarak “kesik” kelimesi düştü. Ardından “yarabandı” sözcüğü yere indi. Sanki canlıymış gibi hareket eden bu kelime, parmağımdaki kesiği sardı.

Saatler geçmesine rağmen kelime yağmuru dinmedi. Eve döndüğümde bir kolum yeşile boyanmıştı, diğer kolum ise kâğıt kesikleriyle doluydu. İlginç olan, bacaklarım ve boynumdaki yaraların iyileşmiş olmasıydı. Çok yorulmuştum; eve gelir gelmez uyudum.

Sabah uyandığımda her şey normal görünüyordu. Telefonuma bir bildirim geldi: Hava durumu: Yağmurlu. Dışarı çıktığımda yine bir kelime sağanağının altında kaldım. Bizim oralarda gerçek yağmur yağmamıştı ama annemin saçları pembe, bacağı ise mavi olmuştu. Telaşlandık. Annem dış görünüşüne çok önem verdiği için bu durum onu oldukça rahatsız etti.

Ona biraz dinlenmesini önerdim ama işe yaramadı. Bunun üzerine büyükbabam eski bilgilerinden yararlanarak bir iksir hazırladı. Annem iksiri içtikten sonra yavaş yavaş normale döndü. Böylece kelimelerin dünyasında geçen bu tuhaf gün sona ermiş oldu.

(Visited 6 times, 1 visits today)