Bir gün sabah uyandım, arkadaşımla buluşacaktım; çok heyecanlıydım. Sabah kalktım, kahvaltımı yaptım. Pencereden dışarı baktım; bir de ne göreyim, bugün hava kelime yağmurluydu. Kelime yağmurunda eğer üzerine olumlu bir kelime düşerse mutlu oluyorsun, olumsuz bir kelime düşerse mutsuz oluyorsun.
Arkadaşım ile buluşacağımız yer bizim caddedeki bir kafeydi ama orada sürekli olumsuz kelimeler yağıyordu. Ne yapacağımı şaşırdım. Arkadaşımın kelime yağmuru havasından haberi yoktu; kendisi gitti, kelimeleri görmedi. Ben ise yürüyerek gidecektim, o yüzden biraz endişelendim. Olumsuz kelimelerde, eğer üzerine bir olumsuz kelime düşerse, söyleyeceğin şeye bağlı olarak ya üzülürsün ya korkarsın ya da öfkelenirsin; hiç belli olmazdı. Sağlı sollu kelimeler yağıyordu, o yüzden şemsiye getirmeye karar verdim.
Ama bulutlar çarpışınca kötü kelimelerden oluşan bir şimşek çaktı. Şemsiyem parçalandı, saçlarım diken gibiydi. Hem sinirlendim hem üzüldüm hem de korktum. Arkadaşımın yanına da gidemedim. Bunun yüzünden arkadaşımla iletişimi kestim, o yüzden çok mutsuzdum. Biraz arkadaş olmayı denedim ama beceremedim.
Ama bir sabah uyandım ve bunların hepsinin rüya olduğunu anlayınca çok rahatladım. Hemen arkadaşımın yanına gidip ona sarıldım.
