KELİME MÜZESİ

Sıradan bir yaz akşamıydı, nemli ve esintili hava parktaki ağaçları sallıyordu. Biz ise piknik yapıp, sessiz sinema oynuyorduk. Yaz tatili yeni başlamıştı ve önümüzde koca bir yaz vardı. Saat 22.00 olduğunda Büşra Hanım bizi yataklara yolladı. Evde kardeşim Defne çoktan uyumuştu, annem ve babam ise film izliyorlardı.Ben hemen yattım. Rüyamda gökyüzünden kelimeler yağıyordu. Yaşlı anneannem genç kelimesini tutuyor ve gençleşiyordu. Ter içinde uyanıp dışarı baktım ve derin bir nefes aldım. Tekrar yattım ve uyudum. Sabah Defne başımda dikilmiş “Abla kalk” diyordu. Bana haberlere bakmamı söyledi. Televizyon açık ve haberler gösteriliyordu.”Türkiye’nin doğu anadolu bölgesinde gerçekleşen şaşırtıcı hava durumu açıklanamıyor. Gökyüzünden kelime yağıyor, dedektifler bu sorunu çözemiyor. Dedektifler şu şekide cevap verdi:

_Bu olay geçici bir şaka ama araştırmyı sürdüreceğiz fakat bu olay tam bir saçmalık.

Hemen dışarıda Ada, Zeynep, Asya, Duru ve ben buluştuk. Bir kelime yakaladım, kelime zengindi, incelemeye başladım o sırada bir çocuk geldi ve onu kaç liraya satarsın dedi. Onu bedava verdim ve sonra aklıma çok güzel bir fikir geldi. Kızlara bir kelime müzesi açacağız dedim. Bu müzeyi dört yılda açtık. Ankara Kalesinin yakınında olan müze çok müşteri alıyordu. Bu da bize kelimelerin değerini gösterir.

(Visited 4 times, 1 visits today)