Hayatımın 10 yılında hiç “Ben kimim? Ben nasıl biriyim? Uzayda başka canlılar var mı? Ben bir baloncuk muyum? Niye biz yaratıldık? Neden ölümsüz değiliz?” gibi soruları hiç sorgulamadım ve bu soruların cevaplarıyla ilgili hiçbir fikrim yok. Her neyse, bugünkü yazımda “Bugün kendimle gurur duyuyorum.” cümlesi geçen bir hikâye anlatacağım. İyi okumalar.
Bir gün çok huzursuz bir şekilde uyanırken…
Anne – Hadi uyan, yemek hazır. Okula geç kalacaksın ve unutma, bugün yazılı sınavın olacak.
Aren – Tamam anne, yemeğe geliyorum ve zaten yazılıya çalıştım. Beni uyarmana gerek yok.
Aren yemeğini yer ve sanki dün doğmuş gibi bir salatalığın içine bakar.
Birkaç dakika sonra midem bulandı ve tuvalete gittim. Birkaç saniye sonra bayıldım ve ailemin bundan haberi yoktu. Uyandığımda bir boşluğun içindeydim ve ne olduğunu bilmiyordum. Oradan çıkmaya çalıştım ama çıkamadım. Sanki orada bir bariyer varmış gibi beni tutsak etmişti. Nerede olduğumu bilmiyordum ve sanki biri beni kontrol ediyordu. İşte o zaman hayatımla ilgili sorgulamalara başladım ve sonra birden vücuduma geri döndüm. Normal hayattaydım ve yaşıyordum ama hâlâ ne olduğunu anlamamıştım.
Aren – Anne, okula gitmeye hazırım.
Anne – Nasıl yani, okula bir daha mı gitmek istiyorsun? Ayrıca yazılın nasıl gitti?
Annem ilk başta böyle şeyler deyince kafam karıştı. Yani ben okula gitmişim ve yazılıyı yapmışım. Sonra biraz düşündüm. Peki ya gerçekten biri beni kontrol ediyorsa? Belki o yüzden bir boşluğun içinde kaldım. Orada 9 saat kalmak da sıkıcıydı. Annemi bir öğretmen aradı ve okulda kötü davrandığımı, yazılıyı kötü cevapladığımı ve saygısızca davrandığımı söyledi. Annem hemen beni cezalandırdı ve beni bir daha duymak istemediğini söyledi.
Ben anneme bir şey anlatırken:
Aren – Anne, sen beni anlamıyorsun. Ben yazılıyı cevaplandırmadım bile. Ben 9 saattir bir boşluğun içinde boş boş duruyordum. Hatta midem bulandığında tuvalete girmiştim ve işte o zaman bir hayalet içime girdi.
Anne – Seni cezalandırdığım için böyle değişik yalanlar uyduruyorsun. Neymiş, hayalet senin içine girmiş! Bence o olayı ancak rüyanda görürsün.
Galiba işin sonunda haksız çıkmış oldum. Başka hiçbir şey yapamayacağım.
Sonra biraz düşündüm ve Çevik ailesinin asla haksız konuma düşmeyeceğini hatırladım. Çevik ailesi kazanana kadar savaşır.
O yüzden en son saat tam 7.30’da beni ele geçirmişti. O yüzden onun tam geldiği zamanda hemen tuzak aktifleştirilecek ve onu bir kavanozun içine hapsedeceğim. Ama yine haksız çıkmamak için yanıma bu sefer babamı, kardeşimi ve diğer aile bireylerimi alacağım. Beni izleyecekler.
Tam saat 7.30 olunca tuzağın yanına gittim ve o hayalet tam içime girmeye çalışınca kavanozun içine girdi. Hemen ailem polisi aradı ve polis hayaleti özel bir hapishaneye götürdü. Bugünden sonra kendimi çok cesur hissettim ama sanki hayalet düşündüğümüz gibi biri değil. Sanki onu zorlayan başka bir şey var gibi…
