Otobüsten indiğimde hava beklediğimden daha karanlıktı. Sokak lambasının altında durup etrafa bakarken içimde açıklayamadığım bir huzursuzluk belirdi ve bir süre olduğum yerde kaldım. Birden arkamdan gelen ayak sesleri ile irkildim. Dönüp baktığımda yüzünde maske olan, baştan aşağı siyah giyimli birini gördüm. Maskesinin üstünde “Parti Zamanı” yazıyordu ve bir palyaçoya benziyordu. Beni görünce durdu. Etrafta ikimizden başka kimse yoktu.
Tedirgin olduğum için hızlı adımlarla eve doğru yürümeye başladım. Arkamdan ayak sesleri geliyordu. Durup arkama baktığımda maskeli kişinin hâlâ beni takip ettiğini fark ettim. İçimi korku kapladı ve dönüp bakmadan, bir çita gibi koşmaya başladım. Arkamdaki kişinin de koştuğunu duyabiliyordum.
Eve vardığımda hemen içeri girip kapıyı kilitledim. Evde kimse yoktu. Kalbim yerinden fırlayacakmış gibi hızlı atıyor, bacaklarımı hissetmiyordum. Pencereden dışarı bakmaya çalıştım ama karanlıkta hiçbir şey görünmüyordu. Aniden maskeli kişi camda belirdi. Panikle içeriye doğru koştum ve polisi aramaya çalıştım ama telefon hatlarında sorun vardı.
Kapı kilidinin açıldığını duyduğumda tek çarem saklanmak oldu. Odamdaki dolabın içine girip beklemeye başladım. Ayak sesleri odama doğru yaklaşıyordu. Kapı açıldığında neredeyse bayılacaktım. Ayak sesleri artık odamın içinde yankılanıyordu. Gözlerimi kapatıp nefesimi tuttum. Dolabımın kapısı birden açıldı ve gözümü araladığımda maskeliyi gördüm. Maskesini çıkarıp kahkahalar atarak gülmeye başladı.
Karşımda ablamı görünce şok oldum. Beni çok güzel bir şekilde oyuna getirmişti. Ama biliyordum ki bir gün o da karşılığını alacaktı.
