Bugün kendimle gurur duyuyorum çünkü NBA seçmelerine katılmaya hak kazandım. Sizlere ilk seçmelerde neler yapıldığını anlatayım. Bildiğiniz gibi NBA basketbolun en üst seviyesidir ve gelmiş geçmiş en iyi oyuncuların forma giydiği bir ligdir. Seçmeler Amerika’nın en iyi basketbol gözlemcileri tarafından değerlendirilir. Ben de bu seçmelere Türkiye’yi temsil etmek için katıldım.
Seçmelerde önce ısınma yapılır ardından doğrudan maça geçilir. O gün gerçekten formumdaydım. Neredeyse attığım her şut sayı olmuştu. Bu performansım sayesinde seçmeleri birinci olarak tamamladım ve NBA’in en köklü takımlarından Los Angeles Lakers kadrosuna seçildim.
Zaman geçtikçe NBA’deki birçok takım beni transfer etmek ve kadrosuna katmak istiyordu. Ancak ben tercihini o dönemin en güçlü ekiplerinden biri olan Oklahoma City Thunder takımından yana kullandım. Artık NBA’de adım “Beyaz Kobe Bryant” olarak anılmaya başlamıştı.
Böylece hem ülkemi gururlandırmış oldum hem de bugüne kadar bana destek veren koçlarımı, arkadaşlarımı ve ailemi mutlu ettim. Üstelik NBA’de artık birçok oyuncu bana karşı daha temkinli oynuyordu. Çok iri yapılı olmasam da sahada beni durdurmakta zorlanıyorlardı. Özellikle eski NBA oyuncuları maçlardan önce yanıma gelip “Sende çok büyük bir gelecek var sakın basketbolu bırakma” diyerek beni motive ediyordu.
