O GİZEMLİ YER

Otobüsten indiğimde hava beklediğimden daha karanlıktı. Sokak lambasının altında durup etrafa bakarken içimde açıklayamadığım bir huzursuzluk belirdi. Bir anda sokak lambasındaki ışık yanıp sönmeye başladı.

Arkamdaki oyun parkında bazı oyuncakların hareket ettiğini fark ettim. Otobüse doğru koştum ama otobüs beni burada bırakıp gitmişti. Bir süre ne yapacağımı düşünürken, hava çok rüzgârlıydı. Tahterevalli arkamda dans ediyor, salıncak sanki uçmaya çalışıyordu.

Bir anda çok şiddetli bir yağmur başladı. Önümde ormana uzanan bazı çalılıklar vardı. Eve gitmeye çalışıyordum ama orayı daha önce hiç görmemiştim. Yol tek şeritliydi ve parkta dolaşan bir kedi dışında hiçbir canlı yoktu. Biraz korkmaya başlamıştım.

Çalılardan bir hışırtı geldi. O an geri çekildim ve çalılardan ne çıkacağını hem merakla hem de korkuyla beklemeye başladım. Birkaç saniye sonra çalılardan kocaman, vahşi bakışlı bir köpek çıktı. Köpeğin bana doğru ilerlediğini görünce neredeyse korkudan bayılacaktım. Hemen hareketsizce durdum ama köpek bir anda bana doğru koşmaya başladı.

O an köpekteki vahşi bakışlar kayboldu ve yerini oyuncu bir bakış aldı. Boynunda bir tasma vardı ve tasmada bir telefon numarası yazıyordu. Heyecandan numarayı hemen aradım, öyle ki daha önce tanıdığım bir numara mı diye bakmayı bile unuttum. Tek duyduğum ise “Aradığınız kişiye şu anda ulaşılamıyor, lütfen tekrar deneyiniz.” sesi oldu.

Sonra numarayı inceledim. Bu, arkadaşımın telefon numarasıydı. Arkadaşımın köpeği geçen ay kaçmıştı ve köpeği bir hafta senin, bir hafta benim paylaşımımız vardı. Bu yüzden evimin yolunu bulabileceğini düşündüm ve onun beni yönlendirmeye çalıştığını fark ettim. Onu takip etmeye başladım.

Bir süre sonra yol bir binaya çıktı. Bu binayı sanki daha önce görmüştüm. İçeri girdim; burası arkadaşımın yaşadığı yerdi. Arkadaşım köpeği bulmaktan umudu kestiğinde buraya taşınmıştı. Buraya daha önce sadece iki kez gelmiştim.

Girişteki güvenliğe arkadaşımın adını söyledim ve güvenlik beni yönlendirdi. Arkadaşım beni görünce çok mutlu oldu ve yanımdaki köpeği sordu. Ona köpeğin onun olduğunu söyledim; çok sevindi. Beni içeri davet etti ve “Seni buraya hangi rüzgar attı?” diye sordu. Ona hikâyeyi anlattım. Konuyu gizemli buldu ve uzun süre tartıştık.

Tam kalkacakken bana şöyle dedi:

  • En azından birkaç saatimizi birlikte geçirdik.

Benim için bir taksi çağırdı. Taksiyi beklerken aklıma bir soru daha geldi: Neden telefonum çekmiyordu? Sonradan anladım; internetim bitmişti ve yağmur durumu daha kötü hâle getirmişti. Yani yağmur olmasaydı, en azından biriyle kesintili de olsa konuşabilirdim.

Evime giderken ve yatağımdayken bunu düşünüyordum. Yatağımdayken aklıma yeni bir soru belirdi: “Yatağım her zaman bu kadar rahat mıydı?” Ama bu soruya bir türlü çözüm bulamadım. Günün yorgunluğuyla uyumuşum.

(Visited 8 times, 1 visits today)