“İnsanlar gerçekten özgür müdür?” sorusuna cevap verebilmek için önce özgürlüğün gerçek hayatta ne anlama geldiğine bakmamız gerekir. Özgürlük, koşulsuz bir şekilde düşünebilmek ve davranabilmektir. Ancak özgür bir şekilde yaptığımız hareketlerin sonuçları vardır ve bu sonuçları değerlendirmek gerekir. Özgürlüğün sınırlarını genellikle yasalar, kurallar ve bireyin kendi değerleri belirler.
Örneğin, markete girip istediğin her şeyi tek kuruş ödemeden alabilirsin ama bunu yapmıyoruz. Çünkü bu davranış, markette çalışan insanların emeğini ve hazırladığı ürünleri olumsuz etkiler. Özgür olduğumuz anda yaptığımız seçimlerin kimleri ve neleri nasıl etkilediğini düşünmek önemlidir. Yasalar, zor durumlarda devreye girer, ancak bazı seçimler tamamen vicdanımıza bağlıdır.
Buna bir örnek vermek gerekirse: Yakın arkadaşların birini dışlıyor. Ona yardım edebilirsin ama bunu yaparsan arkadaşların seninle dalga geçebilir. Bu durumda iki seçeneğin vardır: Ona yardım etmek veya orada durup olanları izlemek. İstersen dalga geçmelerine katılabilirsin. Her iki durumda da özgürsün sadece seçimlerinin sonuçlarına katlanmak gerekir. Yardım edersen belki de o çocuk bu olayı sonsuza kadar hatırlayacaktır.
Unutma, özgürsün ama özgürlüğün sorumluluk gerektirdiğini de bilmelisin. Peki sen ne yapardın?
