Ruh Halim

Otobüsten indiğimde hava beklediğimden daha karanlıktı. Sokak lambasının altında durup etrafa bakarken içimde açıklayamadığım bir huzursuzluk belirdi. Düşündüm; sabahtan beri hava çok kapalı, soğuk ve pusluydu. Tipik bir kış günüydü.

Bütün gün çok yorulmuştum çünkü kedim, evimizin balkonundan bahçedeki betona düşmüştü. Onu veterinere götürdüm. Veteriner, durumunun çok ağır olduğunu ve belki de kurtulamayacağını söyledi. Çok üzülmüştüm, onu o kadar çok seviyordum ki… Bu durum, hava durumu ile birleşince içim iyice sıkıldı. Bir süre sonra sıkıntımın sebebi belli oldu: Veteriner arayıp güzel kedim Mabel’in vefat ettiğini söyledi.

Sabah tekrar veterinere gittim. Benim güzel Mabel’im gözlerini kapatmış, uyur gibi yatıyordu. Dedemle beraber onu alıp bahçemizin en güzel köşesine gömdük. Mabel, uzun zamandır evimizin bir üyesiydi. O beni seviyordu, tabii ben de onu seviyordum. Bu yüzden hem çok üzgünüm hem de içim sıkılıyordu.

(Visited 10 times, 1 visits today)