Sevgili Kamehata

Sevgili Kamehata,

Bu satırları yazarken ellerim titriyor, çünkü bazı şeyleri kabullenmek, itiraf etmekten daha zor. Ama içimde büyüyen bu ağırlığı artık daha fazla taşıyamam.

Seninle konuşmayı, mesajlarını beklemeyi, sesini duymayı hep sevdim. Bazen yalnızca varlığın bile günümü aydınlatırdı. Ama son zamanlarda fark ettim ki, bir şeyler değişti. Mesajların eskisi gibi değil, kelimelerinin içinde artık bir sıcaklık hissetmiyorum. Anlattığım hikayelere eskisi gibi gülümsemiyorsun, aniden bir sis oluyor da onun içine çekiliyorsun gibi.

Belki ben fazla hissediyorum, belki de sen artık hissetmiyorsun.

Biliyorum, hayat zor. Sınavlar, yorgunluk, kaygılar… Hepimiz bir şeylerle boğuşuyoruz.

Ama öğrendiğim bir şey var: Bir insan gerçekten isterse, ne kadar yoğun olursa olsun, sevdiği şeylere zaman ayırır. Ve zaman ayırmadığında, aslında öncelik sıralamasında olmadığını anlarsın. İşte en çok bu gerçeğin canımı acıttığını itiraf etmeliyim.

Daha önce de yaşadım bunu. Birini hayatımın tam ortasına koydum, ama o beni hep çemberin dışında tuttu. Ne tam gitti, ne de gerçekten kaldı. Ben de hep “Belki bir gün her şey düzelir” diye bekledim. O bekleyiş beni her şeyden daha çok yıprattı. Şimdi aynı döngünün içinde kaybolmaktan korkuyorum.

Bazen düşünüyorum… Eğer bu bir film olsaydı, fonda eski bir şarkı çalardı. Rüzgârda savrulan duman gibi hüzünlü ve nostaljik… Ve ben, seni kaybedip kaybetmediğimi bilmeden, boş sokaklarda yürürdüm. Ama gerçek hayatta maalesef bir şarkı gelip bu sahneyi kurtarmıyor. Gerçek hayatta, insanlar uzaklaşırken sadece sessizlik kalıyor geriye.

Ben artık sessizlik içinde kaybolmak istemiyorum. Eğer bir bağ gerçekten güçlüyse, iki kişi de onu korumak için çaba gösterir. Ama tek taraflı bir savaşın içinde olmak beni yoruyor.

Sana kırgın değilim. Hatta belki biraz hâlâ seni düşündüğüm için kızgınım kendime. Ama artık kendimi üzmek istemiyorum. Eğer gerçekten dostluğumuz değerliyse, bunu hissettiren de sen olmalısın. Ve eğer ben çaba göstermediğimde her şey tamamen koparsa, demek ki aslında hiç var olmamış.

Kim bilir, belki bir gün tekrar aynı şarkıyı dinleriz. Belki yollarımız kesişir, belki kesişmez. Ama ben seni hatırladığımda, içimde hüzünle karışık bir sevgi olsun isterim, pişmanlık değil.

Kendine iyi bak. Umarım hayat sana hep güzel melodiler çalar,

Bir zamanlardaki en yakın arkadaşın olan Ayşin’den.

 

(Visited 11 times, 1 visits today)