O akşam üzeri otobüsten indiğimde hava beklediğimden daha karanlıktı. Sokak lambasının altında durup etrafa bakarken içimde açıklayamadığım bir huzursuzluk belirdi. O gün benim için pek de iyi geçmemişti. Okulda beklediğim sınav sonucumu alamazsam diye endişeleniyordum. Üniversiteyi bitirmem gerekiyordu ve bu sınav çok önemliydi. Sınav notumdan hiç ümitli değildim. Üniversiteyi bitiremezsem işe girmem de gecikecek ve aileme katkı sağlamak da zorlaşacaktı.
Tüm bunları düşünmek yerine olumlu tarafına bakmayı seçtim. Belki de sınav sonucum çok iyi gelecekti ve aileme katkı sağlayabilecektim. Bu düşünce beni rahatlatmıştı ve kendimi iyi hissetmeye başlamıştım.
Sınav günü geldi. Notlar açıklanacaktı. Çok heyecanlıydım ve iyi bir not bekliyordum. Öğretmenim sırayla notları okumaya başladı. Sıra bana geldiğinde öğretmenimin yanına gittim ve notuma baktım. Notum çok güzel gelmişti! Çok mutlu oldum.
O gün arabayla eve giderken arkadaşlarımla karşılaştım ve bu güzel haberi onlarla paylaştım. Onlar da benim için sevindiler. Eve gittiğimde ise ailemle notumu paylaştım; onlar da çok mutlu oldu. O kötü günden sonra bugün, bana gerçekten çok iyi gelmişti.
