Bir ülkenin doğal kaynaklar bakımından zengin olması, ekonomik ve toplumsal gelişimi açısından büyük bir avantajdır. Ancak bu zenginliğin niteliği, ülkenin geleceğini belirlemede çok daha kritik bir rol oynar. Bu bağlamda bana “Ülkemizin tarım arazisi bakımından mı zengin olması, yoksa maden rezervi cenneti olması mı daha iyidir?” diye sorulsa, ben kesinlikle tarım arazileri bakımdan zengin olmasını isterdim çünkü tarım insan hayatın devam etmesini sağlayan yemeğin üretildiği bir şeydir tarım olmazsa insanlık olmak ve sürdürebilirlik açısından tarım ön plana çıkmaktadır.
Öncelikle, tarım bir ülkenin gıda güvenliği sağlar. Tarımsal üretimin güçlü olması dışa bağımlılığı azaltır ve halkın temel ihtiyaçlarını yerli kaynaklarla karşılayabilmesini mümkün kılar. Bugün dünyada yaşanan iklim krizleri, savaşlar ve pandemiler, gıdanın en az enerji kadar stratejik bir ürün olduğunu göstermiştir. Gıda sıkıntısı yaşanması gereken bir olayda ülkede tarım zengin olduğu için gıda sorunu çekmeyecek ve o ülke çok yüksek ihtimalle diğer ülkelerden daha uzun süre hayatta kalacak ekstra bir durum olmadığı sürede.
İkinci olarak, tarım önemli bir dayanaktır . Özellikle kırsal bölgelerde yaşayan milyonlarca insan geçimini tarımla sağlar. Verimli araziler sayesinde üretim artar, bu da iş gücüne olan ihtiyacı artırır. Aynı zamanda tarım, yan sektörleriyle birlikte ekonomik çeşitliliği destekler. Böylece işsizlik oranı düşer, iç göç azalır ve şehirlerin üzerindeki nüfus baskısı hafifler.
Üçüncü olarak, tarım çevresel açıdan daha sürdürebilir bir faaliyettir. Elbette ki tarımın da doğaya etkileri vardır, fakat uygun yöntemlerle yapıldığında çevreyle barış içinde bir üretim mümkün olur. Organik tarım, su tasarrufu sağlayan sulama sistemleri ve biyolojik mücadele gibi uygulamalarla hem doğa korunur hem de kaliteli ürün elde edilir. Oysa madencilik, doğrudan toprağı kazmak, ormanları yok etmek, yer altı ve yer üstü su kaynaklarını kirletmek anlamına gelir. Madenlerin çıkarılması sırasında oluşan çevresel tahribat geri döndürülemez boyutlara ulaşabilir.
Dördüncü olarak, madenler kısıtlıdır . Çıkarıldıkça azalır ve sonunda tükenirler. Ayrıca, dünya piyasasında maden fiyatları büyük dalgalanmalar gösterir yani bir gün çok değerli olan bir maden ertesi gün bütün değerini kaybedebilir bu da ülke ekonomisinin çökmesine neden olur bunu tabi ki de istemeyiz.
Sonuç olarak, ülkemizin tarım arazisi bakımından zengin olması, hem bize sürekli olarak gıda kazandırır ve aradan 1000 yıl geçse bile bize ekonomik kazanç sağlar yani buradan anlayacağımız üzere tarım uzun vadeli güzel bir yatırımdır çünkü asla değerini kayıp etmez.
