Sıradan Bir Gün

Her şey o tuhaf ışığın pencereden içeri dolduğu anda başladı. Sabah erken saatti daha kahvaltımı bile hazırlamamıştım. Mutfağa gitmek üzereyken salonun camından gözüme bir ışık vurdu. Normalde özellikle kışın sabahın erken saatlerinde güneş tam karşıdan gelmezdi. Bir an duraksayıp perdeyi araladım. Karşı binanın camına yansıyan ışık, bütün odayı alışılmadık bir şekilde aydınlatıyordu.

O sırada telefonum çaldı ve arayan kişi annemdi. Her zamanki gibi halimi, günlük planlarımı sordu ama sesinde daha önce duymadığım telaşlı bir ton sezdim. Onunla konuşurken gözü henüz pencereden ayırmamıştım. Işık yavaş yavaş kaybolurken içimde garip bir sıkıntı kaldı. Nedensizce okula geç kalacağımı düşündüm, aceleyle ayakkabılarımı giydim. Okula giderken alışılmadık bir şey görmedim kısacası her şey her zamanki gibiydi. Sokaktaki dükkanlar açıktı, trafik genelde olduğu gibi yoğundu. Yine de o ışık aklımdan bir türlü çıkmadı. Gün içinde ufak aksilikler yaşadım mesela kalem kutumu ve cüzdanımı evde unuttum. Küçük fakat can sıkan şeylerdi.

Eninde sonunda gün bittiğinde akşam evime döndüm ardından yorgunluktan koltuğa uzandım. Sabahki anı düşündüm. Belki de o ışık önemsiz bir yansımaydı ama bana bazen farkında olmamama rağmen sıradan bir günün telaşını, günün en başından taşımaya başladığımı hatırlattı.

(Visited 2 times, 1 visits today)