Her şey, o tuhaf ışığın pencereden içeri dolduğu an başladı. O ışık hiç güneş ışığına benzemiyordu; sanki bembeyazdı. Her sabah o ışığı görüyordum. Bir gün cesaretimi toplayıp ışığa bakmaya gittim. Bir de ne göreyim, bir peri kızı vardı. Çok şaşırdım. Peri kızı çok yorgundu; onu eve çıkardım, su verdim, yastık ve örtüyle uyumasını sağladım.
Sabah olunca okula gitmem gerekti. Peri kızını da yanıma aldım. Birlikte dersi dinledik, yazı yazdık. Teneffüs olunca arkadaşlarıma küçük peri kızını gösterecektim ama peri kızı, bunu kimseye söylememem gerektiğini; söylersem ceza alabileceğini söyledi. Ben de onu üzmemek için hiçbir şey söylemedim.
Çantamı topladım. Eve giderken rengârenk çiçekler gördüm; çok güzel kokuyorlardı. Biraz yanlarına oturduk. Saate baktığımda geç olduğunu fark ettim. Annemler beni merak etmesin diye hızlıca eve gittim. Yemeğimizi yiyip uyuduk.
