YIL 2040

Yıl 2040. O gün beni Japonya’ya çağırmışlardı. İlk uçakla Japonya’nın yolunu tuttum. Bir gece lüks bir otelde kaldım. Sonraki gün sabah kahvaltım geldi. Bir de ne göreyim, kaşık, çatal yok. Robotun anlattığına göre bir tane yuvarlak bir şey vardı; onun arkasında Japonca “çatal, bıçak ve kaşık” yazıyordu. O düğmeye basınca hemen çatal ve kaşık oluşuyordu.

Yemekler de bir tuhaftı, gri renkli bir tane noodle. Neyse, aşağı indiğimde bir sürü robot beni karşıladı. Robotlar canlı gibiydi sanki insan derileri bile vardı. Beni bir tane uçan araba aldı. Bir de ne göreyim, büyükler için oyun alanı! Hemen atladım. O kadar büyüktü ki… Ama büyüklerin eğleneceği şekilde küçük bir okuma havuzu da vardı.

Gece vakti bir tane robot beni odama kadar çıkarttı tabii uçan arabayla gittik. Sonra altı robot balıklarla dolu bir tane yatağa atladım ve yattım. Ama ben bilmiyordum ki gece servisi de varmış. Yataklar bu arada o kadar rahattı ki suyun üstünde gibi uzanıyordum. Yerde de deniz gözüküyordu. Hemen uykum geldi, yattım.

(Visited 2 times, 1 visits today)