Her şey, o tuhaf ışığın pencereden içeri dolduğu anda başladı. O gün farklı bir şeyler olacağını hissetmiştim. İçimde açıklayamadığım bir heyecan vardı.
Bir süre sonra annem, kuyudan su getirmemi istedi. Kuyu, evimize oldukça uzaktı, yürüyerek yaklaşık beş dakika sürüyordu. İki kovayı alıp yola çıktım. Yol boyunca karşılaştığım birkaç kişi benden su istedi. Ben de henüz suyum olmadığını, kuyudan su almaya gittiğimi söyledim. İsterlerse onlara kuyunun yolunu gösterebileceğimi ekledim.
Kuyudan suları doldurup eve döndüğümde anneme dolu kovaları gösterdim. Annem gülümseyerek
“Gel oğlum, dedenler geldi. Hep birlikte kahvaltı yapacağız.” dedi.
Bu sözleri duyunca yorgunluğum geçti ve içimi büyük bir sevinç kapladı.
