Bir zamanlar Olivia adında bir kız varmış. Olivia, her zamanki gibi okuldan dönüp eve gelmiş. O gün okulda çok yorulduğu için evin salonunda dinlenmeye karar vermiş ve uyuya kalmış. Annesi hemen Olivia’yı yatağına yatırmış. Olivia uyurken rüya görmeye başlamış. Rüyasında okuduğu kitaplardan etkilenmiş olmalı, çünkü rüyasında şunları görmüş: Bulutlarla dolu bir dünya varmış. Bu dünyada, tıpkı Olivia’ya benzeyen bir kız varmış ve Olivia’nın en sevdiği karakterlerden olan unicornlar da bu dünyada yaşıyormuş. Bulutlar, bu dünyayı gezip tozluyormuş. Rüyasındaki kız ise unicornlarla oyun oynuyormuş.
Olivia, mışıl mışıl uyuyup rüya görürken annesi yemek pişiriyormuş. Tam o sırada babası içeriden girmiş ve “Ben geldim!” demiş. Annesi ise “Olivia uyuyor, sessiz ol.” demiş. Ama çok geçmeden Olivia uyanmış bile. Ardından annesi ve babasının yanına gitmiş. Hep birlikte yemek yemişler. Yemek yerken Olivia, gördüğü rüyasını anlatmaya başlamış. Rüyasını dinleyen annesi, Olivia’ya “Peki, sen de bir bulut olsaydın, ne yapardın?” diye sormuş. Olivia, “Eğer ben bir bulut olsaydım, rüyamdaki gibi dünyayı gezerdim.” demiş.
