Sabah kalktım. Yüzümü yıkadım. Üstümü değiştirdim. Dişlerimi fırçaladım. Duygu var mı? Yok. Kahvaltımı hazırladım. Yedim. Dışarı çıktım. Halen duygu yok. Sıkıcı değil mi? Eğer cevabınız evetse haklısınız. Eğer hayırsa size kalmış.
Eğer duygulu bir güne başlasaydım şöyle olurdu: Sabah kalktım. Mutluydum. Yüzümü yıkadım. Yüzümü yıkayınca serinledim ve mutluluğum arttı. Üstümü değiştirdim. Dişlerimi fırçaladım. Duygu var mı? Var. Kahvaltımı hazırladım. Afiyetle yedim. Dışarı çıktım… İşte böyle olacaktı ama olmadı. Her neyse, biz konuya dönelim.
En son dışarı çıkmıştım, değil mi? Evet evet, şimdi hatırladım. Dışarı çıktıktan sonra bizim sitenin kedisini sevmeye gittim. Sevdim, sevdim ve sevdim. Sonra biraz spor yapmak istedim. Hemen bizim sitenin basketbol sahasına gidip biraz basketbol oynadım. Ardından, biraz egzersiz yapayım dedim. Koşa koşa egzersiz sahasına gittim.
Aslında size çevreden de bahsedeyim. Herkesin birbiriyle olan ilişkileri bir anda kesilmişti. Camilere ezan okunduğunda kimse gelmiyordu. Okullar bomboştu.
Neyse, ben egzersiz sahasına gittim demiştim. İşte orada, birkaç sınav ve birkaç tane de mekik çekip eve döndüm. Eve geldiğimde, bütün bunların bir rüya olmasını umdum. Ama değilmiş. Yoksa, öyle miymiş?
