“Yeni yıl, yeni ben.” cümlesini her yeni yıl mutlaka birinden duymuşsunuzdur. Hatta duymanıza bile gerek yok, sosyal medya sayesinde mutlaka birinin bu cümleyi kullanarak içerik paylaştığını görmüşsünüzdür. Ama bence yanlış bir kullanım. İnsan geçmişinden sıyrılamaz, her zaman aklımızda bir yerde geçmişin izi kalır. Ve bu iz, biz ölene kadar peşimizde gelir.
Diyelim ki sildiniz veya siz öyle sandınız. Fakat unuttuğunuz bir şey daha var: Herkes geçmişiyle yargılanır. Elbette şu anki halinize de bakacaklardır fakat geçmişiniz sizin karakterinizin en büyük göstergesidir.
Kimse “Değişmiş.” Demeyecek. Herkes, “Zamanında bunu yaptıysa, kim bilir şu an neler yapar.” cümlesiyle düşüncelerini belirtecek. Biliyorum, yanlış, ama gerçeği bu. Toplumumuzda kalıplaşmış bir şey bu.
Bu yüzden ben, geleceğiniz kadar geçmişinizin de önemli olduğunu düşünüyorum.
Ben geçmişe dönebilseydim ve kendim hakkımda değiştirebileceğim bir şey olsaydı, o şey kesinlikle hayatımdan birilerini silmenin bir ihtiyaç değil gerekçe olduğunu kendime öğretmek olurdu. Bazen insanların üçüncü bir şansı hak etmediklerini ve onlara karşı her zaman iyi olmam gerekmediğini öğretmek isterdim.
Biliyorum, zamanla bunu daha net algılayacağım. Ama geçmişte bir yerlerden başlasaydım belki de şu an yaşadığım bütün bu zorlukları yaşamıyor olurdum. Geçmişte “Kalpsiz!” veya “Gaddar!” kalıplarını kendi şahsımın adına duymak istemediğim şeyleri şu an duymaya razıyım. İstenirse daha çok şey denilsin, umurumda olmaz. Hayatımdan gitmesi lazımmış gitmiş, bunu kendisi istemiş. Gerisi umurumda olmaz.
