Egepotamya, benim yarattığım ve hayal ettiğim bir ülkedir. Bu ülkede, hayal gücünüzün sınırlarını zorlayacak her şey mümkündür. Egepotamya, bir cumhuriyet değil, krallıkla yönetilen bir ülkedir ve tabii ki kral ben olurum. Şatomda her şey şekerden yapılmış olup burada şekerin sağlığa zarar vermediği için dilediğiniz kadar şeker yiyebilirsiniz.
Egepotamya’da savaş yoktur çünkü dünyadaki tek ülke burasıdır. Ülkede toplamda 2.500 şehir bulunmaktadır ve bu şehirler arasında dolaşmak tamamen ücretsizdir. Başkentimiz Egerya’dır. Buradaki yaşamda toplumsal kurallara yer yoktur, çünkü özgürlük ve eşitlik ön plandadır.
Egepotamya’da yaşayan insanlar, normal insanlardan oldukça farklıdır. Mesela, buradaki insanların boyu 1 metre 30 santimetredir. Bu insanlar Moryalılar olarak bilinir. Moryalılar, tombul, turuncu ve tüylü varlıklardır. Moryalılar, son derece disiplinli, düzenli ve çevreye duyarlıdır.
Egepotamya’da yeşillendirmeye büyük bir önem verilir; her gün 20,000 ağaç dikilir. Ayrıca geri dönüşüm konusunda da çok hassas davranılır. Plastik kullanımı yasaktır ve yerine bisiklet kullanımı zorunludur çünkü hava kirliliği büyük bir sorundur. Burada insanlar birbiriyle dalga geçemez, hoşgörü ve saygı esas alınır.
Egepotamya, doğaya ve insanlara değer verilen, huzurlu bir yaşam alanıdır. Bu ülke, insanların ve doğanın uyum içinde var olabileceği, sürdürülebilir bir dünya sunar.
