İşte o gün bugün diye bağırarak salona girdi kardeşim. Tabii ki kardeşimi seviyorum. Tatlı bir kız. Sadece bazen deli olabiliyor. Benim adım Selin. Kardeşimin adı ise Gül. Bu hafta bize Pelin teyze bakıyor. Anne ve babamız Almanya’ya gitti. Çok oyalanmadan konuya dönelim. Dün saat 15.04 gibi kapı çaldı. Bizim mahallenin postacısı Murat Bey bize bir posta getirmişti. Muhtemelen babamın araba dergileri gelmişti. Ne olduğuna bakmadan odama koştum. Usulca yatağıma oturdum. Babamın dergisi sandığım posta, bir mektupmuş. Üzerinde Çikolata Festivaline davetlisiniz yazıyordu. Mektuptaki bilgiler şöyleydi:
CUMARTESİ(Yani bugün)
SAAT 14.30 da BAŞLAYACAK 17.00 de BİTECEKTİR.
KİŞİ BAŞI 55 TL OLACAKTIR.
Bu haberi duyunca odamdan fırlayıp salonda oturan Pelin teyzemizin yanına koştum. Kardeşim de geliyordu ama biraz yavaş geliyordu. Merdivenlerden atlarken bileğimi incittim ama canım çok yanmadı. Bir şey olmamış gibi koşmaya devam ettim ve vardım . Kardeşim de 15 saniye sonra geldi. Hemen ona bu mektupta yazanları anlattım ve oraya gitmek için yalvardım. Benim pamuk yürekli teyzem tabii ki kabul etti. Hemen hazırlanıp teyzemi kapının önünde bekledik. 5 dakika sonra teyzem de geldi. Tam yarım saat sonra oradaydık. İçeri girdiğimizde bizi bir kadın ve bir adam bekliyordu. Hepimize birer tane bilet verdiler. İlk önce halka atma etkinliğini tamamlamak için hızlıca koştuk. 6 tane halka vardı. 6 tane halkayı atabilene 5 tane çikolata, 1 tane de çikolatanın geçmişini anlatan bir kitapçık vereceklerdi. Şimdi kardeşim atıyor. Kardeşim 6 da 3 yaptı, yarısını kaçırdı ama olsun. Bir tane çikolataya benzeyen defter verdiler. Sıra benim. 6 da 5 yaptım. Bana bir kitapçık bir de kalem seti verdiler. Tam 8 tane etkinliği yaptıktan sonra iyice yorulmuştuk. Arabaya binip yola koyulduk. 35 dakika sonra eve vardık. Yorgunluktan ölüyordum. Eve girer girmez yatağıma atlayıp derin bir uykuya dalmışım. Uyanınca bana teyzem söyledi. Bir sonraki macerada görüşmek üzere
SON !
