Sabah uyandığımda her şey normal gibiydi. Fakat dışarı baktığımda gökyüzü gıpgri olmuş sokakta cıvıldayan kuşlar yok olmuştu. Bir gariplik olduğunu o anda sezmiştim. Aniden, sanki biri bir ip gibi duygusal bağlarımı çekip almış gibi bir boşluk hissettim. Ne hissettiğimi anlamadım. Yatakta doğrulup pencereden dışarı bir kez daha baktım ama bu sefer insanların yüzlerine baktım; hiçbiri birbirine gülümsüyor, selamlaşmıyordu. Sanki herkes aynı robot gibi hareket ediyordu.
Hızla kalkıp okula gitmek için hazırlanırken, annem de hiçbir şey demedi. Genelde sabahları “Günaydın canım, kahvaltın hazır!” derdi. Ama bu sabah, sadece mutfağa gidip kahvaltımı hazırlamaya başladı. O kadar soğuk, o kadar mesafeli görünüyordu ki… Kafamda bir şeyler dönmeye başladı. “Anneme ne olmuş olabilir ki?” diye düşündüm ama cevabım yoktu. Hiçbir şey hissedemiyordum artık.
Okula gitmek için evden çıktım. Yolda yürürken, insanlar bana bakıyordu, ama bakışları yabancıydı. Hiçbiri göz göze gelmek istemiyor gibiydi. Eskiden, her gün arkadaşlarımla okula giderken şakalaşır, birbirimize neşe olurduk. Ama bu sabah, kimse kimseyle konuşmuyor, sadece önlerine bakarak yürüyordu. Hiçbir şeyin bir anlamı yok gibiydi.
Okula vardığımda, sınıftaki herkesin birbirinden bağımsız olduğu bir atmosfer vardı. Öğretmen, derse başlamadan önce “Bugün çok önemli bir konuya değineceğiz” dedi, ama sesindeki ton, hiçbir şey ifade etmiyordu. Herkes, sanki birer robot gibi sadece dersleri dinliyordu. Arkadaşlarım bile, bana “Merhaba” demedi. Sadece başlarını sallayarak yerlerine oturdular. O kadar garipti ki… İnsanlar neden birbirlerine soğuk bakıyordu? Neden bir “günaydın” bile denmiyordu?
Dersler bitip okuldan çıktım. Babamdan ve kardeşimden de bir ses yoktu. Eve geldiğimde, annem yine yemek hazırlıyordu ama hiçbir şey söylemiyordu. O kadar sessizdi ki, adeta bir hayalet gibi evde yürüdüm. Çalışmalarımı yapmak için odamda kapıyı kapattım, ama içimde bir eksiklik vardı. Sevgiyi ya da hüznü hissedemiyordum. Ailemin beni sevmediğini ya da ben onları sevmediğimi bilmiyordum. Ama bir şeyler kopmuştu, bir şeyler kaybolmuştu.
Gece oldu, yatağımda kafam bomboş bir şekilde uykuya daldım. Ama sabah uyanınca, belki her şey eski haline döner diye düşündüm. Ama sabah yine hiçbir şey değişmemişti. Kimse birbirini umursamıyordu. Kimse kimseyi seviyor gibi görünmüyordu. Kendimle kaldım, sadece hayatta kalmak için bir şeyler yapıyordum. Duygularım gitmişti, ve ben hâlâ ne olduğunu, neden böyle olduğunu anlamaya çalışıyordum. Bütün dünya, yabancı, soğuk ve uzak…
