2035 yılında Mars’ta bir bilim insanıyım. Burada yaşamanın birçok zorluğu var. Örneğin tanıdık çok az insan var. Ancak en heyecan verici olay şu: Uzaylılar gerçekmiş!
Dün gece kapım çalındı. Başta pek önemsemedim ama kapıyı açtığımda büyük, yeşil gözlü, ince yapılı biriyle karşılaştım. Onun bir adam mı yoksa kadın mı olduğunu anlayamadım ama oldukça havalıydı. Kısa sürede arkadaş olduk. Ancak ertesi gün Mehmet öldü. Üzüldüm ama o bir uzaylı olduğu için bu durumu garipsememeye çalıştım. Hem adı da Mehmet’ti ki bu daha da tuhaftı.
Bu arada, NASA hâlâ Mars’a ulaşamadı ve bu durum Amerikalıları epey üzdü. Mars’ta yaşam gerçekten zor ve bazen yalnız hissettiriyor çünkü burada çok az insan var fakat eğlenceli yanları da yok değil! Mesela düşük yer çekimi sayesinde çok yükseğe zıplayabiliyoruz.
Ayrıca Mars’ın etrafına yapay bir atmosfer tabakası oluşturuldu. Artık uzay giysileri giymemize gerek yok. Dev kubbelerin içinde, camlarla çevrili ve oksijen üflenerek yaşanabilir hale getirilen evlerde kalıyoruz. Tek sorun, spor yapamamak. Çünkü tüm sahalar Ay’a, spor salonları ise Merkür’e inşa edilmiş.
İşte 2035 yılında Mars böyle bir yer. Görüşmek üzere!
