Yeşil Gün

Bir gün gökyüzünden mavi yerine yeşil yağmaya başladı ve her şey değişti. İnsanlar, ilk başta şaşkınlık içinde başlarını gökyüzüne çevirdiler. Yeşilin tüm tonları, bulutlardan düşerek yeryüzüne iniyordu. Damlalar, ağaç yapraklarının üstünde pırıl pırıl parlıyor, yerin her köşesi sanki taze bir doğa fısıldıyordu.

Bu yeşil yağmurun etkisi kısa sürede herkeste farklı değişimlere yol açtı. İlk fark edilen, insanların duygularındaki kayıplar ve değişikliklerdi. Kimisi, bu yeşil yağmurla birlikte içindeki huzuru buldu, kimisi ise dünyadan yabancılaşmış hissediyordu. İnsanlar, daha önce hiç tatmadıkları bir huzuru içinde hissediyor, birdenbire sıradan şeyler onlar için anlam kazanıyordu.

Bütün şehir sessizleşti. Sokaklarda kimse konuşmuyor, herkes garip bir hal içinde yürüyordu. Kimileri huzuru ararken kimileri korkudan ne yapacağını bilemeyerek evlerine kapanıyordu. Yeşil damlalar, her bir insana içsel bir çağrı gibi geliyordu: “Beni kabul et, içindeki dengeyi bul.”

Bir grup bilim insanı, bu olayı incelemek için bir araya geldi. Yağmurun kimyasıyla ilgili ilk testler, olağan dışı hiçbir şey bulamadı. Ancak zamanla, yeşilin sadece bir renk değişimi değil, bir anlam taşıyan bir fenomen olduğunu fark ettiler. Yeşil damlaların, gözleri değil, zihinleri de etkileyen bir tür enerji yaydığı anlaşıldı. Sadece insanlar değil, doğa da bir şekilde uyandı. Ağaçlar, çiçekler, hayvanlar; hepsi daha canlı, daha güçlü bir hale geldi. Çiçekler farklı renklere büründü, ağaçlar daha hızlı büyüdü ve toprak, her zamankinden daha verimli hale geldi. Her şey, yeşilin gücüyle yeniden şekilleniyor, yaşam yeni bir evreye geçiyordu.

(Visited 7 times, 1 visits today)