Yağan Yağmurlar

Bir gün gökyüzünden mavi değil yeşil yağmaya başladı ve her şey değişti. Anlatacağım bu olay her ne kadar hayal ürünü gibi görünse de bu hikayenin okuduğunuz bilim kurgu kitaplarından bir farkı var. O da gerçek olması.

Antalya’da sevecen bir mahallede yaşıyorum. Herkes birbirni tanır ve sever. Mahalledeki çocular da zamanlarını beraber geçirirler. Bizim mahalleyi koskocaman bir aile olarak düşünebilirsiniz. Aklınıza takılan soruyu duyabiliyorum. Diyorsunuz ki madem her şey çok güzel, nasıl herşey bir anda tersine döndü? Cevabım şu şekilde: her şey o Tuna Hocanın muhtar seçilmesiyle başladı.

Seçimlerden birkaç hafta önce mahallemiz bir sürü muhtar adayının yüzleriyle doldu. Bu mahhaleye yıllarını veren muhtarımız artık emekli olmuştu, bizim şikayetlerimiz yerine yüzünü eşininkilere çevirmeye karar vermişti. Biz de kendimize yeni bir muhtar seçecektik ” ailecek”. Mahallenin bir yarısı evlere oy için kahve dağıtan emekli bakkal Mehmet Abi’nin yanındaydı. Mahallenin bir diğer yarısı ise şehrimizdeki üniversiteden emekli kimya profesörü Tuna Hocayı destekliyordu. Mahalledekiler her ne kadar muhtarlık görevini bir kimya profesörüne yüklemek istemeseler de adaylar arasında en bilge ve güveniliri oydu. Mehmet Abi’yi destekleyenler ise “Biz kimya profesörünü ne yapalım atom parçalamayacağız.” diyerek tepki gösterirlerdi.  Muhtar tartışmaları devam etti, her kafadan bir ses çıkıyordu. Seçimlerden bir gün önce yapılan konuşmalarda Tuna Hoca mahalle için yapacaklarından bahsedince herkesin damgası ( çikolata seven ergenlerin bile) ona dönmüştü.  Artık Mehmet abi ne derse desin nafileydi.

Seçimler yapıldı ve herkesin beklentisi üzerine Tuna Hoca muhtar seçilmişti. Bahsettiği projelerden birinde mahalleye kocaman bir bilim merkezi açmak vardı. Seçimden birkaç gün sonra bu merkezin inşaasına başlandı. Herkes dört gözle merkezin açılmasını bekliyordu. Ülkenin farklı yerlerinden haber ajansları Tuna Hocayla röportaj yapıyordu. Ülkenin her yerinden her tür insan bizim heyecanımıza ortak olmuştu ve bu bizi oldukça mutlu ediyordu.

Bina sonunda inşaa edildi. Açılış gününde Türkiye’nin farklı illerinden bir sürü insan vardı. Herkes çok heyecanlıydı, dört gözle beklenen bu proje hayata geçirilmişti. Açılıştan birkaç ay sonra bilim merkezinde yapılan kimyasal deney atıklarının denize döküldüğü ortaya çıktı. Bu durum tüm basının ilgisini çekmekle beraber oluşan tek sorun bu değildi. yağan yağmurda yağmurun yeşil yağdığı görüldü. Mahalledeki çocuklar uzaylılar geldi diye ağlarken mahalle sakinleri de toplanıp muhtarlık binasına gitti. Tuna Hoca ilk seferde bu olaylardan haberdar değilmiş gibi davransa da gerçek apaçık ortadaydı. Basın Tuna Hocayı yargılarken hakkında suç duyurusnda bulunuldu ve “favori muhtar” hapse atıldı.

Bu olayın üzerinden 4 yıl geçti. Şuanki muhtarımız Mehmet Abi faciadan sonra mahallenin çok daha iyi bir yer olması için gece gündüz çalıştı. Bu hikayeden sonuçla size tavsiye etmek istediğim şey şu ki lütfen kimya profesörü bir muhtar seçmeyi düşünüyorsanız bir daha düşünün derim.

(Visited 9 times, 1 visits today)