Her Son Bir Başlangıçtır

     Sevgili Ayşe,

      İki ay önce bu zamanlar arkadaşlığımızın ilk yılını doldurmuş olmayı kutluyorduk. Her şey nasıl oldu da böyle sonuçlandı bilmiyorum. Aslına bakarsan bu olanların sorumlusu ben miyim sen misin hala emin değilim. Eğer aramızdaki gerilimi yaratan bensem bile bilmeni isterim ki beni bu ilişkiyi bitirmeyi seçmeye iten sendin. Arkadaşlığımıza son vermenin doğru karar olup olmadığı tartışılır ama ben yine de yaşananlar ile ilgili hislerimi belirtmek istiyorum. Belki de bu şekilde senin de hatalarını görmeni sağlayabilirim.

       Öncelikle şunu söylemek istiyorum ki hayatımda bulunduğun süre boyunca beni üzdüğün kadar mutlu da ettin. Zor zamanlarımda yanında olduğun, gecelere kadar benimle konuştuğun ve dertlerimi dinlediğin için sana asla yeteri kadar teşekkür edemeyeceğim. Bazı günler bana sabah ayağa kalkıp devam etmem için gereken hayat enerjisini sağlayan tek şey sendin. Seni güvenli bir liman olarak görüyor, kimseye anlatamadığım şeyleri anlatıyor, sırlarımı döküyordum. Bana sağladığın desteğe o kadar bel bağlamıştım ki o kaybolunca içimde dev gibi bir boşluk oluştu. Belki de yokluğunun beni bu derece etkilemesinin nedeni sana fazla bağlanmamdı.

       Yazdığın her mesajı hevesle bekliyordum. Ama bazenleri sana verdiğim değerin karşılığını alamadığımı hissettiriyordun bana. Ben seninle konuşmak için yanıp tutuşurken sen günler sonra cevap veriyor, beni ön planda tutmuyordun. Her ne kadar incinsem de zihnim bana senin yanındayken ne kadar mutlu olduğumu hatırlatıyor, beni sorgulamaktan vazgeçiriyordu. Sen de aynı şekilde, bir sıcak bir soğuk davranarak duygularımla oynuyor, beni arada bırakıyordun. Sanırım o noktada seni hayatımın merkezine o kadar yerleştirmiştim ki sen olmadan önceki hayatım bana bir kabus gibi görünüyordu. Seni kaybetmekten korkuyordum.

        Bir süre sonra sorunu kendimde aramaya başladığımı hatırlıyorum. Sürekli olarak yeterince iyi olmadığımı düşünüyor, kendimi değiştirmeye çalışıyordum. Kafamın içini o kadar kaplamıştın ki başka şeylere odaklanmakta zorlanıyordum. İşlerin yanlış gitmeye başladığını anladığım zaman o an olmuştu. Belirli bir noktadan sonra bana kendimi iyi hissettirmekten çok kötü hissettirmeye başladığını fark etmiştim. Seninle bu konu hakkında konuşmaya karar vermemin sebebi buydu. Ortaya çıktı ki belki de konuyu hiç açmasam daha iyi olurmuş çünkü senden beklediğim tepki kesinlikle bu değildi. Bana verdiğin cevaptan sonra kendimi o kadar berbat hissetmiştim ki sabaha kadar gözüme uyku girmemişti.  Ertesi gün ise beni önemsemediğini gösteren cümlelerin kafamda dönüp durmuştu.

        Bunca zaman boyunca seninle her şeyi konuşabileceğime inanmışken hakkında yaptığım ilk eleştiride bu kadar kaba ve umursamaz bir cevap almak kalbimi kırmıştı. Senden bu kadar şey beklediğim için beni suçluyordun ama bende bu beklentileri yaratan da sendin. Bana bu umudu veren sen olduğun için şikayet etmeye hakkın olmamalı.  Ama vicdanım sızlamadan durmuyor, sana fazla yüklendiğim hissiyatını üzerimden  atamıyorum.  Bu yüzden daha kendi masumiyetimden bile emin değilken seni suçlamak istemiyor, sadece bana neler yaşattığını bilmeni istiyorum. Her şeye rağmen ben daha fazla devam edebileceğimi sanmıyorum. Birbirimize karşı olan tutumlarımızın farklılığını gördükten sonra sana bir daha eskisi gibi bakabileceğimi düşünmüyorum. Sürekli seninle olan ilişkimiz hakkında endişelenmek beni yoruyor ve sanki yaşayabileceğim hayatı boşa harcıyormuşum gibi hissettiriyor. Her ne kadar bunun benim için çok zor olacağın, uzun süre kapanmayacak bir yara olarak kalacağını bilsem de bizim için en sağlıklısı bu olacakmış gibi görünüyor. Asla seni tam olarak affedemeyeceğim için zamanını almak istemiyorum. İkimizin de en kısa zamanda iyileşebilmesi dileği ile.

(Visited 8 times, 1 visits today)