Güzellik günümüz standartlarında önemli bir yer tutan, göze hoş gelen, bir nesnenin kişide beğeni duygusu oluşturmasına yol açan temel özelliktir. Güzellik göreceli olsa da hemen hemen her kadın güzellik ve güzel olmak için makyaj gibi bir takım şeylere başvurur. Hatta bu makyaj birçok kadının vazgeçilmezi haline gelmiştir. Fakat makyaj yaparken ve alırken dikkat edilmeyen bir nokta vardır. Bu maddenin içeriği, kalitesi değil üretim aşaması.
Çoğu makyaj markası ürünleri test etmek amacıyla birçok canlının hakkını göz ardı edip canice yöntemler kullanıyorlar. Bahsedilen durum ise bu malzemelerin üretim aşamasında hayvanlar üzerinde test edilmesi. Fare tavşan gibi küçük canlılara yapılan bu deneylerde gözlerine sürülen farlar, ciltlerine sürülen fondötenler ve daha birçok madde tahmin edilenden çok daha acı verici ve ahlaki kurallara çok daha aykırı. Çünkü bu malzemeler hayvanların doğasına çok aykırı olduğu için gözlerine, derilerine ve madde değen birçok yerinde alerjiler, büyük kalıcı yaralar ve yanıklar oluşturabiliyor. Hatta çoğu zaman hayvanlar test sonrasında hayatlarını kaybediyor. Günümüzde bu kadar ilerlemiş insanların sağlıkları için bu kadar özenilmiş ve gelişmiş bir teknoloji mevcutken neden başka test yöntemlerine başvurulmuyor? Bu test yöntemleri olmasına rağmen.
Burada iş birazda bize düşüyor. Peki biz makyaj yaparken hayvanlara zarar vermeyen bir yaklaşım sergileyebilir miyiz? Tabii ki evet. Bir malzeme almadan içeriğiyle birlikte üretim sürecini de araştırıp hayvanlarla test yapmayan markaları tercih edebiliriz. Bu ürünleri ise üzerinde “Not Tested on Animals” yazmasından ayırt edebiliriz. İnsanlar birbirinden görerek öğrenir ve bilinçlenir. Çevredeki kişilere de bu bilgiyi aktarıp yavaş yavaş hayvanlarla test yapmayan malzemelerin popülasyonunu arttırabiliriz.
Büyük kozmetik markaları tüketicilerin görüşlerine önem verip onlarla hareket ederler. Sosyal medyadan, farklı platformlardan ya da birtakım yürüyüş gibi etkinliklerle boykot edip test yapmayan firmalardan alış veriş yapıp onları desteklersek bu tür deneyler zaman içinde azalacak hatta son bulacaktır. Sonuç olarak makyaj her zaman kendi güzelliğimiz değildir. Bu güzelliğin arkasında yaşanan süreç bu kadar caniyse hiçbir malzeme güzellik getirmez. Çünkü asıl güzellik sadece dış görünüş değil, doğaya ve canlılara olan sorumluluklarını bilmek, vicdanlı ve daha adil davranmaktır. Kendimiz bilinçli davranıp, sesleri çıkmayan canlıların haklarını koruyup, hayvanların zarar görmediği bir yolu tercih edersek ve bunu çevremize de empoze edersek asıl güzelliği yakalamış oluruz.
