İkinci Şans

Geçen yaz hayatımın en unutulmaz yazıydı. Antalya’daki yazlığımıza her sene gitmek benim için artık sıradan bir rutin gibiydi. Her yaz aynı arkadaşlar, aynı plaj, aynı sokaklar… Ta ki Berk ile tanışana kadar.

Bir sabah arkadaşlarım beni sahile çağırdı. Gittiğimde yanlarında tanımadığım bir çocuk vardı. Adı Berk’ti. İlk başta pek dikkatimi çekmemişti ama sohbet etmeye başladığımızda her şey değişti. Aynı müzikleri dinliyor, aynı filmleri seviyorduk. Yanında kendimi çok rahat hissediyordum.

Günler geçtikçe daha çok vakit geçirdik. Gündüzleri denize giriyor, akşamları sahilde yürüyorduk. Bir gece iskelenin ucunda oturup yıldızlara bakarak saatlerce konuştuk. O an zaman dursun istedim. İçimde tuhaf bir his vardı. Galiba onu seviyordum.

Ama yaz bittiğinde gerçeklerle yüzleşmek zorunda kaldık. Ben Ankara’ya, o İstanbul’a dönecekti. İlk başlarda sık sık konuştuk ama zamanla bu zorlaştı. Dersler, mesafe, yorgunluk derken ikimiz de bunun böyle yürümeyeceğini anladık. Ayrılmaya karar verdik. O gün kalbim paramparça oldu. Koca bir yıl boyunca aklımdan çıkmadı. Her şeyde onu hatırlıyordum.

Bir sonraki yaz geldiğinde içimde bir umut vardı. Belki onu tekrar görürdüm. Yazlığa gider gitmez gözlerim hep onu aradı ama ne gelen vardı ne giden. Günler geçti, son gün geldi. Dönüş yolundayken umutsuz halde arabaya biniyordum ki, sokağın köşesinde onu gördüm. Kalbim yerinden çıkacak gibi attı. Göz göze geldik, ikimiz de aynı anda gülümsedik.

O gün saatlerce konuştuk. Meğer Berk üniversiteyi Ankara’da kazanmış! Bunu duyunca mutluluktan ne diyeceğimi bilemedim. Artık aynı şehirdeydik. O yazın sonunda yeniden birlikteydik. Bazen hayat ikinci bir şans verir. Biz de o şansı yakaladık.

(Visited 7 times, 1 visits today)