21. yüzyıl belki de insanlığın en hızlı geliştiği dönemlerden biri. O kadar ki, artık somut olmayan internet gibi icatlar yapabiliyoruz. Eskiden postayla aylarca yolculuk yapıp eğer kaybolmazsa hedefine ulaşan mesajları saniyeler içinde bir yerden bir yere gönderebiliyoruz. Bu teknolojiler tabi ki hayatımızım her alanını etkiledi. Bu alanlardan çok önemli biri ise alışveriş sektörü. Peki nasıl etkiledi? Olumlu mu olumsuz mu?
Öncelikle alışveriş sektöründeki gelişmeleri anlamak için kısaca bu alanın geçmişine bir göz atalım. Her insan her ihtiyacını karşılayamadığından insanlar asırlar hatta milenyumlar boyunca beraber toplumlar içerisinde yaşamıştır. Kimisi hayvancılık ile uğraşırken kimisi de bu hayvanların besilerini üretiyordu vs.. Doğal olarak iki tarafta emeğini bedelsiz paylaşmayacağından dolayı iki parti arasında takaslar yapılıyordu, gerek parayla gerek malla. Eskiden ulaşım günümüzdeki halinden çok uzak olduğu için genellikle herkes kendi yöresine ait ürünleri tüketebiliyordu. Zamanla teknoloji gelişti ve ticaret ülkeler arasından bölgeler arasına, bölgeler arasından kıtalar arasına kadar çok yol katetti. Tabi bu değişimlerin belki de en büyüğü 21. yüzyılda internetin keşfi ile geldi.
İnternet kendisiyle beraber alışveriş endüstrisinde yepyeni bir çağ açtı: e-ticaret. Eskiden bir ürünü sipariş veya teslim almak için efor harcamamız gerekirken artık bütün ticaret ağları bir telefon uzaklıkta. Keyfimizin istediği herhangi bir şeyi evimizin konforundan kapımıza kadar söyleyebiliyoruz. Bu gelişmelerin faydaları özellikle son yıllarda kendini belli etti. Covid-19 pandemi döneminde salgını karantina altına almak için dünya çapında birçok ülkede sokağa çıkma kısıtlamaları getirildi. Bu demekti ki marketlere dahi gidemiyorduk. Bu şartlar, e-ticaretin sahneyi alması için gereken bütün koşulları hazırlamıştı. Özellikle yaşlılar veya yürümekte zorluk çeken olmak üzere herkes evine sağlığını riske atmadan dilediğini getirtebiliyordu. Pandemi bitmiş olsa dahi insanlar gerek üşengeçlikten gerek başka sebeplerden ötürü hala bu servisleri kullanmaya devam ediyorlar.
Bunun yanı sıra başka avantajları daha var e-ticaretin. Eskiden de uluslar arası ticaret olsa da yurtdışından ürünler genellikle ya bir aracı ile temin ediliyordu. Bu da demekti ki sadece aracı şirket veya şahısın getirdiği ürünlere erişiminiz vardı. Ama artık Amazon, Alibaba gibi e-ticaret devleri ile istediğinizi aracı olmadan direkt olarak alabiliyorsunuz.
Her teknoloji büyük avantajlar getirse de hiç bir şey herkesi mutlu edemez. Sanayi devriminin beraberinde getirdiği kapitalist düzen her ne kadar teknolojik gelişimlerin önünü açmış olsa dahi küçük, el yapımı ve geleneksel dükkanlara büyük bir tehditti. E-ticaret, bu tehdidi bambaşka bir seviyeye çıkardı. Amazon gibi devlerin kargo, reklam veya internet siteleriyle rekabet şansı olmayan bu gelenkesl dükkanlar, oldukça kültürlü bakırcılık, el dokumacılığı gibi özellikle el yapımı sanatları çok zora soktu. Ama şu da bir gerçektir ki tarih boyunca ayak uyduramayan her zaman yok olmuştur.
Bu tartışmayı bir sonuca bağlayacak olursak benim gözümde e-ticaretin getirdiği rahatlıkların kefesi ağır basıyor. Tabi şunu da unutmamalıyız ki kültürel değerlerimiz biz sahip çıkmazsak, hiç kimse çıkmayacak. Bu geleneksel dükkanların e-ticaret ağlarını entegre olması için elimizden geleni yapmalıyız.
