Ali’nin Dersi

Bir kış sabahı, küçük bir köy evinde Ali uyanmıştı. Annesi erkenden kalkıp sobayı yakmış, sıcacık bir kahvaltı hazırlamıştı. Ali masaya oturduğunda, önünde buharı tüten bir bardak süt duruyordu. Süt mis gibi kokuyordu ama hâlâ dumanı üstündeydi.

Ali sabırsızlandı, beklemeden bir yudum aldı. Tam o anda dili yandı, gözleri doldu. “Ayy anne, çok sıcakmış!” diye bağırdı. Annesi telaşla yanına koştu, hemen soğuk su getirdi. Ali’nin canı çok yanmıştı. O gün boyunca ağzına hiçbir şey koymak istemedi.

Günler geçti. Bir sabah annesi kahvaltıya bu kez yoğurt koymuştu. Ali kaşığını aldı, yoğurdu ağzına götürdü… ama sonra durdu. Tereddütle baktı ve yoğurdu üflemeye başladı. Annesi şaşkınlıkla izledi, sonra gülümseyerek sordu:
“Oğlum, o zaten soğuk, neden üflüyorsun?” Ali ciddi bir ifadeyle cevap verdi: “Ama ya yine ağzım yanarsa?”

O günden sonra Ali, her lokmasını dikkatle yer oldu. Çünkü artık biliyordu: Acı bir tecrübe, insanı temkinli yapar.

(Visited 12 times, 1 visits today)