Çok Zamanım Var mı?

Bir pazartesi sabahıydı. Kayra o gün matematik yazılısı olduğu için büyük bir telaşla evden çıktı. Normalde zaten kurslar ve etkinliklerle dolu yoğun bir programı vardı. Bu yüzden sınava çalışamamış, birçok ödevini de yetiştirememişti. Son zamanlarda her şeye yetişmekte zorlanıyor, sürekli yorgun hissediyordu.

Derse son anda yetişti ama sınava hiç hazır değildi. Üstelik, önceki gece de doğru düzgün uyuyamamıştı. Derste gözleri kapanmaya başladı ve sınav öncesinde dalıp uyuyakaldı. Derse tam anlamıyla odaklanamıyordu.

Sınav başladı. Kayra’nın kalbi hızla atıyor, zamanı nasıl kullanacağını bilemiyordu. Tam o anda, bir şey oldu. Gözlerinin önünden bir dalga geçti. Garipti… Sadece o mu görmüştü? Etrafına bakındı. Kimse hareket etmiyordu. Kalemler durmuş, bakışlar donmuştu. Sanki zaman durmuştu!

Kayra ayağa kalktı, öğretmenine seslendi ama cevap alamadı. Sınıftaki en gıdıklanan kişi olan Deniz’i gıdıkladı, ama Deniz’in yüzünde en ufak bir tepki bile yoktu. Panikleyen Kayra dışarı çıktı, diğer sınıflara, öğretmenler odasına baktı, sonuç aynıydı: Herkes donmuş gibiydi.

“Neden sadece ben etkilenmedim?” diye düşündü. Gözleri saate takıldı. Saat de durmuştu. İçine hafif bir korku çöktü ve dışarı koştu. Sokakta, caddelerde, hatta evine döndüğünde bile kimse hareket etmiyordu. Tüm dünya durmuştu.

Tam o sırada bir ses duydu:
— “Hey!”

Ses çok tanıdık geliyordu. Heyecanla sesin geldiği yöne yürüdü. Uzaktan birini görmeye başladı. Saçındaki morluk sayesinde onu hemen tanıdı: Ms Parvin! Türkçeyi pek iyi bilmeyen ama Kayra’nın çok sevdiği İngilizce öğretmeni. İyi ki vardı! Onu görünce derin bir nefes aldı, yalnız olmadığını bilmek iyi hissettirmişti.

Beraber zamanın neden durduğunu anlamaya çalıştılar. Birlikte ilerlerken bir anda gökyüzünde uçan bir daire gördüler. Evet, bildiğin uzaylılar gibi! Uzay mekiğinin altından bir ışık süzüldü ve içinden küçük, tatlı ama bir o kadar da tuhaf görünen bir yaratık indi.

Yaratık Kayra’ya doğru yürüdü ve bir anda onu tokatladı!
Kayra şaşkınlıkla:
— Hey! Neden bana vuruyorsun? Ne yaptım ki ben?, diye çıkıştı.

Yaratık hafifçe gülümsedi ve şöyle dedi:
— Dünyayı eğlence için izlerken sınava çalışmadığını ve çok yorgun olduğunu fark ettik. Sana yardımcı olmak istedik. Bu yüzden zamanı kısa bir süreliğine durdurduk ki çalışabilesin, dinlenebilesin… Ama sen bu zamanı sadece dolaşarak harcadın!

Kayra, Ms Parvin’in neden burada olduğunu sorduğunda yaratık bunun bir sistem hatası olduğunu, onun yanlışlıkla etkilenmediğini söyledi.

Kayra heyecanla:
— Peki şimdi ne olacak, diye sordu.
Yaratık:
— Zamanın yeniden başlamasına 5 dakika kaldı. Sonra kendini sınıfında, kaldığın yerden devam ederken bulacaksın, dedi.

Kayra, olanları Ms Parvin’e çevirdiği dilde anlattı. İkisi de bir süre sonra olanlara gülmeye başladılar. Kayra o sırada hâlâ şaşkındı ama eğlenmeye başlamıştı.

Tam bu sırada birden bire gözünü açtı. Sınıfta, sınav ortasındaydı. Gülümsüyordu. Etrafındaki herkes ona tuhaf bakıyordu.
Elbette sınavdan geçememişti… ama hayatı boyunca unutamayacağı garip, komik ve sıra dışı bir anı yaşamıştı.

Ertesi gün Ms Parvin’in dersinde karşılaştıklarında ikisi de aynı şeyi söyledi:
— Bu günü asla unutmayacağız!

Ve gerçekten de o gün, Kayra’nın hayatında çok özel bir yer etti.

(Visited 9 times, 1 visits today)