Bir Adım Daha

Koşmak her zaman bana iyi gelmiştir. Bazen bir dersten kötü not alınca, bazen arkadaşlarımla tartışınca, ya da sadece kafamı boşaltmak istediğimde ayakkabılarımı giyer, kulaklığımı takar ve koşmaya başlarım. Sanki her adımda içimdeki düşünceler azalırdı, rahatlardım.  Koşmaya çok küçük yaşta başladım. Daha ilkokuldayken bile teneffüslerde bahçede koşar, arkadaşlarımla yarışırdım. “Bu kızda enerji bitmiyor” derlerdi. O zamanlar sadece eğlenceydi belki ama yıllar geçtikçe koşmak benim için bir tutkuya dönüştü. Yarışlara katıldım, antrenmanlara başladım. Bazen kaybettim, bazen kazandım. Ama asla koşmayı bırakmadım.

Bugünse şimdiye kadar katıldığım en önemli koşu yarışındayım. Haftalardır sadece bu an için çalıştım. Sabahları herkes uyurken koşuya çıktım, her gün antrenmana gittim. Yoruldum ama hep hayal ettiğim şeyi düşünerek devam ettim: Bu yarışı kazanmak. Yarış başladığında tribünlerden gelen sesler bir anda silindi. Sadece kalp atışımı duyuyordum. 800 metrelik pistin ilk yarısını önde götürdüm. Fakat, ikinci turda bacaklarımın yavaşladığını hissettim, nefesim daralmaya başlamıştı. Arkama bakmamaya çalıştım, ama rakibimin arkamdan yaklaştığını fark ettim. Onunla daha önce pek çok kez yarışmıştım ve güçlü bir rakipti. Adımlarım zorlaşıyordu, hızım azalmıştı ama ona karşı yarışıyordum. Rakibim arkamdan hızla yaklaşıyordu. Yavaşladığımı fark ettim, ama bu kadar emeği boşa çıkarmak istemiyordum. İçimden bir ses “Hadi, hızlan!” diyordu. Bir an için her şey sanki durdu. Adımlarım ağırlaştıkça daha da zorlanıyordum. Ama sonra içimde bir şey uyandı. Kendime “Bunu yapabilirsin” dedim. O an, son bir kez daha hızlanmaya karar verdim. Bacaklarım yanıyordu, ama bu yarış, bu fırsat bir daha gelmezdi. Sadece çizgiyi görmek istiyordum. Saniyelerle yarışıyordum, bir mucize gerçekleşse dediğim o anda rakibim biraz dengesizleşti ve hızını kaybetti. O anı hemen fark ettim. Bir anlık boşluk… İşte o anı yakalamam gerekiyordu. İçimden bir ses yine “Şimdi” dedi. Son bir hamleyle hızlandım ve onu geçmeye başladım. Bacaklarım bana karşı duruyormuş gibi hissediyordum ama her adımda, her nefeste daha da hızlandım.

Son birkaç metre kaldı. Rakibim hala çok yakındı, ama ben hızımı kaybetmemek için ne gerekiyorsa yapıyordum. Bir adım daha… Ve son adımda çizgiyi geçtim. Kendimi neredeyse yere düşecek gibi hissettim ama bu duyguyu tarif edemezdim. Kazanmıştım! Yavaşça durdum, kalbim adeta yerinden çıkacak gibiydi, ama içimdeki mutluluk her şeye değerdi. O anın verdiği heyecan ve zafer, tüm yılların emeğinin karşılığını aldığımı hissettirdi. Her bir antrenmanın, her bir kaybın ve her bir zaferin ne kadar değerli olduğunu fark ettim. Bu yarış benim için sadece bir yarış değil, hayallerimin ve azmimin ödüllendirildiği bir anıydı. Kazanmanın en güzel yanı, sonunda kendini o kadar güçlü hissetmendi ki, her şey mümkünmüş gibi görünüyordu. O an aklımdan şunu geçirdim: Koşmayı hiç bırakmayacağım, bu sadece bir başlangıç.

(Visited 24 times, 1 visits today)