Küreselleşme çağında, teknoloji giderek artan bir hızla gelişirken ve sanal alanın sınırları her geçen gün yayılırken, dijital bağımlılık endişe verici bir alandan daha az değildir. Akıllı telefonlar, bilgisayarlar ve tabletler her köşeyi doldururken, insanlar hayatlarını giderek artan bir hızla bu teknolojilerle dolduruyorlar; sonuçları uzun vadede hem kişisel hem de toplumsal düzeyde aşırıdır.
Kişisel düzeyde en belirgin risk, fiziksel ve ruhsal refahın kaybıdır. Ekranda geçirilen aşırı saatler, göz yorgunluğu, dinlenme kaybı ve fiziksel hareketsizlik yoluyla birçok sağlık sorununa davetiye çıkarır. Bunun dışında, dijital cihazlara bağımlılık, sosyal bağlantıların kaybı, öz saygının kaybı ve öz imajın kaybı yoluyla bir bireyin yaşam kalitesini düşürür. Sürekli çevrimiçi olmak ve böylece gerçeklikle bağlantının kaybedilmesi ve yalnızlığın artması, ruhsal sağlığın bozulmasına davetiye çıkarır. Bu nedenle, bireylerin dijital saatleri kasıtlı olarak sınırlamaları, zaman zaman dijital detoks programlarına katılarak şebekeden uzakta saatler geçirmeleri ve fiziksel egzersizler yapmaları son derece önemlidir.
Sosyal olarak, dijital bağımlılığın üretkenlik kaybı, sosyal davranışın bozulması ve genel olarak kültürel etkileşimin bozulması gibi zararlı etkileri vardır. Profesyonel ve eğitim hayatında da, dijital dikkat dağıtıcı unsurların sık sık kesintiye uğraması bilgileri erişilemez hale getirir; ayrıca kişisel yaratıcılığı da engelleyebilir. Sosyal etkileşimin azalması ve profesyonel hayatta üretkenliğin kaybı, genel refahı olumsuz yönde etkiler. Bu zararları önlemek için, öğretmenlerin ve politika yapıcıların müdahalesi kaçınılmazdır. Eyalet düzeyindeki hükümet kurumları ve belediye yönetimleri dijital okuryazarlık eğitimi sağlamalı ve dijital bağımlılığın olumsuz etkilerini açıklayan seminerler, atölyeler ve farkındalık programları yürütmelidir.
Ayrıca, teknoloji sağlayıcılarının da sorumlulukla hareket etmesi beklenir. Özellikle genç tüketiciler için sağlıklı dijital içerik geliştirilirken, dijital araçların yaşamı kolaylaştırıcı yönü teşvik edilmeli ve bağımlılık yaratan içeriklerden kaçınılmalıdır. Özünde, dijital araçlar yaşamı iyileştirme amaçları için kullanılmalıdır; ancak, kullanım bilinçli ve ölçülü bir şekilde ele alınmalıdır. Böylece, nüfusun yaşam kalitesi sağlanır ve toplumsal barış ve etkinlik güvence altına alınır.
Kısacası, hem eylem hem de sosyal politika, dijital bağımlılığa karşı mücadelede birey düzeyinde son derece önemlidir. Sağlıklı bir dijital dengenin kurulmasında, teknolojiye bilinçli bir şekilde yaklaşmak, zaman disiplini olmak ve dijital detoks araçlarını kişinin hayatının bir unsuru olarak kullanmak gerekir. Toplumsal düzeyde, devletin ve okulların kampanyalar başlatması ve dijital medyanın doğru kullanımı konusunda eğitim vermesi çok önemlidir. Bu adımlarla, uzun vadeli yan etkiler, birey düzeyinde ve toplum düzeyinde önleyici düzeyde önlenebilir ve toplumun genel refahı ve işleyişi iyileştirilebilir. Teknolojinin yönetiminin, tam tersinin değil, yaşam disiplinlerinden biri olduğu ve disiplinin sürdürülmesinin en iyi gelecek yatırımı olduğu unutulmamalıdır. Ayrıca, dijital platformlar aracılığıyla sunulan fırsatların değerlendirilmesinde etik kullanım ilkelerini benimsemek, sağlıklı yaşam biçimleri geliştirmek ve teknolojinin kullanımının faydalarını ılımlı bir şekilde gerçekleştirmek gerekir. Dijital devrim fırsatları, artan toplumsal bilinç ve yaşam boyu öğrenme yoluyla en iyi şekilde gerçekleştirilebilir.
