Bir sabah uyandığımda çok garip bir şey oldu. Muhabbet kuşum Mavi bana “Günaydın!” dedi! İlk başta şaka yapıldığını sandım, ama sonra fark ettim ki hayvanlarla konuşabiliyordum. Üstelik bu yeteneğim sadece bir günlüğüne kazanılmıştı.
İlk olarak Mavi’ye sordum: “Hayvanlar insanlar hakkında ne düşünüyor?” Cevabı beni çok şaşırttı: “Bizi seviyorsunuz ama çoğu zaman anlamıyorsunuz. Oysa biz de duygularımızı anlatmaya çalışıyoruz.”
Merakla dışarı çıktım. Parkta karşılaştığım bir sokak köpeğiyle konuştum. Adı Karabaş’mış. “Biz sadece sevilmek istiyoruz,” dedi, “ama insanlar bazen korkuyor ya da bizi kovuyor.” Çok üzüldüm ve ona bir sandviç aldım.
Sonra bir kediyle ve bir serçeyle de sohbet ettim. Serçe, insanların doğayı çok kirlettiğini söyledi, “Yuva bulmak artık çok zor.” diye ekledi, üzgünce.
Akşam olunca yeteneğim sona erecekti. Hayvanlarla geçirdiğim bu bir gün bana çok şey öğretti; onların da hisleri, düşünceleri ve ihtiyaçları olduğunu artık çok iyi anlıyordum.
