Modern Dünyanın Nankörlüğü

Hiç düşündünüz mü? Neden bu çağda, gerçekten emek vererek bir şeyler başarmaya çalışan insanlar, çoğu zaman yaptıklarının karşılığını alamıyor? Neden alın teriyle çalışan bireyler yoksulluk sınırının altında yaşam mücadelesi verirken, onları sömüren ya da sadece sistemin tepesinde yer alan kişiler servetlerine servet katıyor? Bu sorular, sadece sosyal adaletle ilgili değil; aynı zamanda günümüz dünyasının ekonomik yapısına dair de önemli ipuçları taşıyor.

Örneğin Türkiye’de haftanın yedi günü, neredeyse durmaksızın çalışan bir maden işçisinin ortalama maaşı 33.320 TL civarında. Oysaki dört kişilik bir ailenin yoksulluk sınırı 78.000 TL’nin üzerinde. Bu durumda, insanların en temel ihtiyaçlarını karşılayamadan hayatta kalma savaşı verdiği açıkça ortada. Dahası, aynı maden işçilerini çalıştıran uluslararası şirketler yılda milyarlarca dolar gelir elde ediyor. Yani, kazancı sağlayan asıl emekçiler olmasına rağmen kazanan başkaları oluyor. Bu yalnızca bir örnek; benzer durumları farklı sektörlerde, farklı ülkelerde de görmek mümkün.

Bu adaletsiz yapının temelinde modern dünyanın üzerine inşa edildiği ekonomik sistemin—yani kapitalizmin—etkisi oldukça büyük. Kapitalizm, serbest piyasa ve rekabet gibi kavramlarla süslenmiş olsa da, çoğu zaman yalnızca güçlü olanın daha da güçlenmesini sağlıyor. Emek, bu sistemde bir maliyet kalemi olarak görülüyor; insan emeği kâr maksimizasyonu uğruna değersizleştiriliyor. Sonuçta üretimin yükünü çekenler, sadece hayatta kalacak kadar bir gelirle yetinmek zorunda kalıyor. Buna karşılık, üretime doğrudan katkı sunmayan ama sistemin tepesinde yer alan kişiler her geçen gün daha zengin hale geliyor.

Sonuç olarak emek verenin hak ettiği değeri göremediği bir dünyada yaşıyoruz. Bu durum yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda etik bir sorundur. Herkesin eşit fırsatlara sahip olduğu, emeğin karşılığının gerçekten verildiği bir düzenin kurulması için sadece bireysel değil, toplumsal ve yapısal değişimlere ihtiyaç var. Aksi takdirde emeğiyle yaşayan insanlar hep aynı soruyu sormaya devam edecek: “Ben neden kazanamıyorum?”

(Visited 18 times, 1 visits today)